dropdown

0-1 ay bebek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
0-1 ay bebek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

09 Mayıs 2016

Hamileysen | 0-1 ay bebek için en çok kullandığım ürünler

Tabiki en çok kullandığım ürün bebek bezi :) Prima Premium Care tartışmasız ilk sırada yer alır. İkinci sırada da kullan-at alt değiştirme örtüleri ile bebeğin poposunu silmek için kullandığım yassı pamuk. Bunu kaynatılmış soğutulmuş su ile ıslatarak Kerem’in poposunu siliyorum, seyahat sırasında ise Uni Baby ıslak mendil kullanıyorum. Uni Baby sadece su ve pamuktan oluşuyor, içinde herhangi bir kimyasal, losyon veya koku veren bir madde yok.

Ama benim bu yazıda bahsetmek istediğim daha opsiyonel olan ürünler. Almak zorunda olmadığınız ama çok işe yarayan, ve özellikle Kerem 1 aylık olana kadar kullandığım, "benim" çok işime yarayan ürünler.

1. Reflü yatağı:

20 Ocak 2016
Bebeğin reflüsü ister olsun ister olmasın, doktorlar zaten bebeği özellikle ilk aylarda eğimli yatırmayı tavsiye ediyorlar. İlla bu yatağı almaya tabiki gerek yok, şiltesinin altına, baş kısmına bir yastık koyarak da aynı eğimi yakalayabilirsiniz. Ama Kerem özellikle ilk ay geceleri bizim odada beşiğinde, gündüzleri odasında ve akşamları da genelde salonda uyuduğundan biz bu yatağı ev içinde habire taşıdık. Nerde uyuduysa hep bunun üstünde uyudu. İlk günler, hastanenin de tavsiyesiyle Kerem'i hep yan yatırdık. Bu yatağın ayarlanabilir cırt cırtlı yan yastıkları sayesinde, devrilmeden yan yattı Kerem. Anneme bile giderken yanımızda hep yatağını taşıdık. Bebek nerde yatacak derdi olmadı. O yüzden bu en çok kullandığım ürün, 3 aylık olana kadar da kullandık. Tabi son zamanlarda ucu ucuna sığıyordu.


2. Emzirme Yastığı:
13 Şubat 2016
Reflü yatağı kadar çok ve hala da kullandığım bir ürün! Kesinlikle hakkını verdi. Biliyorsunuz benim zaten bir emzirme problemim vardı. İlk 3-4 hafta bebek bir memeyi 15-20dk emip, 10dk gazını çıkartıp sonra yine diğer memeyi 15-20dk emdiğinden uzunca bir süre yerinizden kıpırdamadan oturup emzirmeniz gerekiyor. Kolunuzun altını yastıklarla destekleseniz bile illa bir kol atıl kalıyor, çünkü bebeğin başını tutmanız lazım. Bu yastık sayesinde bebek kafasını da yastığa koyduğu için iki eliniz boşta.


3. Göğüs kalkanı:
Valla herkesin ihtiyacı olur mu bilmiyorum ama ilk çocuğu olanların çoğunluğu kullanmıştır herhalde. Emzirmekten meme uçları tahriş hatta yara olduğundan, veya hiçbiri değilse bile hassaslaştığından kumaş bile değsin istemiyorsunuz. İlk başlarda can acısını engellemek için çok kullandığım bu ürün daha sonra damlayan sütlerimin ziyan olmamasını sağladı. Bir kalkanda biriken sütün 50cc olduğunu bilirim. E kalkan olmasa ziyan olacaktı. Emzirme Hikayem'e detaylar için bakabilirsiniz.





4. Göğüs ucu kremleri
Ah neler çektiğimi bana sorun. Habire bu kremleri sürüyordum. Bunun dışında fotoğrafta görünmeyenleri de var. Detaylar burda









5.  İnce muslin bez örtüler
Bizdeki Noukie's marka. Galiba burda yok, bulamadım, çünkü Efe Belçikadan almıştı. Keşke daha çok alsaymış, her yerde kullanıyorum. Reflü yatağına çarşaf diye de serdik, battaniye gibi üstünü de örttük, havlu yerine de kullandık, pusette yürürken gözüne güneş girdiğinde güneş kesici olarak... çok kullanışlı! Amazon'dan başka markaların muslin örtülerini de sipariş ettim. Gelince onları da inceler bir yazı yazarım artık.






6. Elektrikli Göğüs Pompası
Ben 10. Günden itibaren sütümü sağıyorum. O nedenle hergün ve günde birkaç defa kullandığım bir ürün bu. Halen de kullanıyorum. 






7. Biberonlar
Eğer sütünüzü sağıyorsanız ihtiyaç duyacağınız bir ürün. Detalar için biberonlarla ilgili yazıma bakabilirsiniz.












8. Kanguru Boba4G
Aldığımız ilk günden beri kullandığımız, parasının hakkını ilk akşam verdiğini düşündüğümüz icat! Sayesinde ilk haftalarda Kerem’i her akşam kanguruda uyutuyorduk. Kangurularla ilgili yazımı burda bulabilirsiniz.






9. Astronot
Üzerine 3 beden büyük olsa da her dışarıya çıktığımızda Kerem’i içine koyduğumuz giysimiz. Büyük müyük işe yaradı. Özellikle Kerem doğduğundan beri devamlı kar yağdığı için o soğuklarda çok iyi korudu.










10. Weewell banyo suyu sıcaklık ölçer
"Aman ne gerek var, dirseğimi suya sokarım, bakarım" demeyin. Öyle kasacağınıza bununla hemen net olarak suyun sıcaklığını görüyorsunuz. Sonra da bebişe oyuncak olur.




20 Ocak 2016

4. HAFTA || 4 Haftalik Bebek

Bu haftanın bizim için en önemli olayı sünnet! Kerem'e 24 günlükken yenidoğan sünneti yaptırdık. Detaylarını diğer yazılarımda bulabilirsiniz. Sünnetten sonra malesef babaanemiz evine döndü ve 18 Ocak Pazartesi günü Birsen Abla bize gelmeye başladı. O gün için annem geldi erkenden, Birsen Abla'ya kapıyı açmaya ki ben uyuyabileyim. Kerem çok hızlı iyileşiyor çok şükür, hala tam bir rutini yok 1-1,5 saatlik uykular uyuyor.

Ben emzirmek yerine çoğunlukla süt sağıyorum. Kalkanları da gün içinde takıyorum ve damlayan sütleri de bir biberonda biriktiriyoruz. Sağ göğsümden daha çok süt çıkıyor, bazen 60 bazen 75cc çıktığı oluyor ama sol 40 veya 50cc veriyor. Genelde sağdığımı Kerem hemen içiyor, ne kadar versek o kadar içiyor diyebilirim, bazen bir öğünde 40cc içtiği de oluyor 95 de. Sanırım bizim bebek hep aç! O nedenle pek fazla biriktirme şansım olmuyor, en fazla ertesi sabahı kurtaracak kadar süt çıkarabiliyorum.

Bugün Boba4G kangurumuz da geldi. Hemen takıp kullanmaya başladık. Sonunda kolumuz belimiz rahat edecek gibi gözüküyor. İzlenimlerimi başka bir yazıda yazacağım.

18 Ocak 2016
18 Ocak 2016

1. AY || Kerem'in ilk doktoru || Lohusalık 28. Gün

Aslında yazının başlığı belki de yanlış. Tabiki Kerem daha önce doktora gitti, ama klasik her çocuğun bir doktoru vardır ya, biz bugün, inşallah uzun seneler gideceğimiz Kerem'in doktoru Dr. Murat Kandemir'e gittik... ve kendisine bayıldık!!!

Kerem yenidoğan olduğu için, ve bu aralar çok fazla gripli hasta çocuk olduğu için randevuyu veren asistan çok düşünceli davranarak bize günün ilk randevusu olan sabah 09:00 randevusunu verdi. Böylece, hasta çocukların içinde beklemek zorunda kalmazsınız dedi.Ben kendim bunu akıl edemezdim, nitekim Central Hospital'a gittiğimizde de edememiştim ve onlarca hasta çocuğun arasında öksürük aksırıklar arasında Kerem'le doktorda sıramızın gelmesini beklemiştik.

Doktor'la görüşmemiz tam 1 saat sürdü. Ve bize 1 saat boyunca çok değerli bilgiler verdi, herşeyi çok güzel, çok detaylı anlattı. Bende unutmamak için buraya yazıcam ki, kendime not olsun.

18 Ocak 2016

Sünnet sonrası ilk doktor kontrolü | Paraz 26 Günlük

Her ne kadar çok ağlamış olsam da, yeni doğanlar gerçekten çok hızlı iyileşiyormuş. Evet Kerem'in pipisi baya kırmızı, derisi yüzülmüş şekilde duruyor ama 2 günde gözle görülür bir iyileşme oldu.
Doktor özellikle günlük hayatımızda bir değişiklik yapmamamızı belirtmişti. Kerem'i nasıl kucağımıza alıyorsak yine öyle aldık, altını nasıl değiştiriyorsak o şekilde devam ettik. Sadece her altını açtığımızda pipisinin üzerine bir parça Bactroban merhem sıktık, asla elimizle sürmedik. Merhemi yukardan pipiye gelecek şekilde tuttuk, sıktık ve düşen bir parça merhemin pipinin üzerine düşmesini sağladık sadece, ve sonra altını bağladık. Çişin doğal bir iyileştirici etkisi olduğundan, altını bağlamakta bir problem yok. Kerem ilk gün sadece biraz geç çiş yaptı, ama doktor bunun normal olduğunu, ve olabileceğini söylemişti zaten. Ben gene de endişelendim tabiki, ama sonradan çok şükür normale döndü. Bir de ilk 2 gün kakanın pipiye bulaşmaması için çok sık altını değiştirdik hem gece hem gündüz.

Pazartesi akşamüstü sünnet kontrolüne Melo ve annem ile beraber gittik. Efe toplantısı yüzünden katılamadı. Yine karlı bir gün...

Neyseki herşey yolunda, doktor bir sorun görmedi. Artık banyo yapabilirmiş :)





16 Ocak 2016

Kerem Sünnet Oldu | Paraz 24 Günlük

Kerem bugün Anadolu Sağlık Merkezi John Hopkins Hastanesi Gebze'de sünnet oldu.
Lokal anestezi ile Dr Ahmet Nadir Tosyalı gerçekleştirdi sünnetini.
Ben de videoya çektim, ama Kerem'i getirdiklerinde ağlamaya başlayınca ben de koptum. Zaten içim hiç rahat değildi. Küçücük yavruya bu eziyeti çektirmeyi hiç istemiyordum ama "dini" gereksinimler yüzünden yaptırdık. Bana kalsa hayatta da yaptırmazdım ya neyse... malesef bu ülkede yaşıyoruz.

Onu öyle gözü yaşlı görünce ameliyathanede çok ağladığını anladım ve bu acıyı bizim yüzümüzden yaşadığını bilmek bana vicdanen çok ağır geldiği için ben de çok ağladım onla beraber. O yüzden videoda o kısım yok.

Dr Ahmet Nadir Tosyalı çok tatlı bir doktor bu arada, çok sıcak, çok samimi. Kendisinden çok memnun kaldık, herkese de tavsiye ederim. 30 senedir bu işi yapan bir doktor ve kesinlikle konusunun uzmanı.

14 Ocak 2016

Ben bir süt üretme fabrikasıyım | Lohusalık 22. Gün

Lohusalıkta 22. Gün... son 1 haftadır derdim ... "yeterli miktarda süt çıkarabiliyor muyum?"

Kendiliğinden gelişmiş olan bir rutinimiz var... Ben sabah 7.30 gibi bayılıp görevi kayınvalideme devrediyorum. O Keremi yanımdan alıp, beni 10a kadar uyutuyor. Böylece ben deliksiz 2 saat uyuyunca kendime geliyorum. Ama bu rutini yapabilmek için süt lazım... yani Kerem aç... aç kalırsa ağlar, kimsede huzur kalmaz, o nedenle süt lazım. Bu motivasyonla ben gece kalktıkça eğer Kerem emmediyse ve göğsümde süt varsa gece 3, 4 demeden Keremi uyuttuktan sonra süt sağıyorum. Tamamen sabah motivasyonuyla :) varsın gece uykusuz kalayım.. o yarım saat sonra bana 2 hatta belki 2.5 saat deliksiz uyku olarak dönecek.

Peki çıkan mahsulün durumu nedir. Ben 3 saatlik bir mola sonrası tek göğüsten 50-60 cc çıkarabiliyorum. Ama bu maksimum değerim. Bir de sağ göğsüm sola göre hep daha çok süt veriyor. Internette yaptığım araştırmalara göre yenidoğanlar ilk 6 hafta her öğünde 60-150ml arası süt içebilir. Benim kendi bebeğimde gördüğüm 50 ile de doyduğu oluyor, 75 ile de. Ama daha fazla içtiği, en azından biberondan hiç olmadı. Ha bazen uykuya dalamadığında göğsümdem 2 fırt çekip uyuduğu oluyor ama cc olarak çok etkilediğini sanmam. Bu daha çok psikolojik :)

Tabiki tek derdim süt miktarını arttırmak... peki bu nasıl olur? Ben Humana'nın emziren anneler için süt arttırıcı çayını içiyorum sabahları kahvaltıda. Belki 2. Fincanı da öğleden sonra içiyorum. Onun dışında rezene ve ahududu yaprağı çayı, promalt içecek, bol tarçınlı boza, çorba, sütlaç gibi yiyecekler varsa onları ve en önemlisi günde 3-4 litre su tüketiyorum. Mesela gece her emzirme sonrası en az yarım litre su içip yatmaya çalışıyorum ki, bir sonraki mesaiye bünye süt yapacak sıvıyı bulabilsin. Bunu ölçmek için de 1.5 litrelik şişelerle doldurdum evin her yanını... böylece ne kadar su içtiğimi görebiliyorum. Sabah tereyağlı ballı ekmeğimi, bol peyaz peynir ve yumurta ile yeşillik salatalık yiyorum. Unutmazsam peynirimin üzerine çörekotu dökmeyi ihmal etmiyorum. Karbonhidrat ve canımım çektiği şeyleri de hiç kısmıyorum. Bir öğün mutlaka et diğer öğün sebze yemeye çalışıyorum. Yemeklere katılabilecek gibiyse kimyon katıyorum ki gaz olmasın. Aralarda da ceviz badem hurma ve kuru kayısı atıştırıyorum. Yeterki süt üretebileyim diye paso yiyorum ama buna rağmen doğumdan sonra 12 kilo verdim. (Not: Toplam 16 kilo almıştım)

Şu an 3 tane biberonum var. Bunlar günlük kullanım için. Bir de daha uzun vadeli saklamalar için süt saklama poşetlerim var. Fakat bu konuda daha yeniyim. 2 gün sonra Kerem sünnet olacak..  beni şimdiden onun stresi bastı... ya o gün çok huysuz olursa, ya sütüm yetmezse diye, cumartesi için tüm amacım süt biriktirmek haline geldi. Fakat gün içinde de çok iştahlı olduğundan şu ana kadar sadece bi 40lık bi de 50lik olmak üzere toplam 90cc süt kenara koyabildim. Bunları da süt saklama poşetlerine koydum ve dipfrize attım. 

Bütün bu süreçte en kötü olan göğüs acısı... Kimi kadın hiç yaşamıyor ama malesef ben acı çeken gruptayım. Baya baya işkence gibi emzirmek benim için... Böyle bir can acısı yok. Bir de canının acıyacağını bile bile bebeğini kucağına alıp o memeyi ağzına soktuğun ilk an var ya... bildiğin acıdan nefesim kesiliyo, sırtıma ağrılar saplanıyo. 5dk sürüyo düzgün nefes almaya başlamam ama can acısı bitmiyor. Gündüzleri 2-3 saatte bir emdiği için nispeten daha iyi. Göğüslere kendini biraz olsun tamir edecek zaman vermiş oluyorum ama çok sık emdiği geceler tam bir kabus. Her türlü krem ve yağı da denedim.. Lanolin içeren Lansinoh, Canada'dan Deniz'e verilen yine lanolinli bir krem, karbonatlı su, sarı kantaron yağı, ayva çekirdeği özü ve zeytinyağı karışımı, bepathene krem... Üzgünüm ama bence hiçbiri bir işe yaramıyor. Bu nedenle ben de çözümü sağmakta buldum. Sağarken de canım acıyor ama emzirirkenki gibi değil. Hem böylece kendime 2-3 saatlik molalar ayarlamış oluyorum. Ah bir de şöyle daha da bollaşsa miktarı da daha çok depolayabilsem... işte o zaman kafam iyice rahat edecek!

Merak edenler için ben Philips Avent'in süt sağma makinasını kullanıyorum. Kuzenim İpek vermişti bana. Biberonlarım da Avent'in silikon uçlu 0+ 120 ml'lik cam biberonu ile 2 adet chicco kauçuk uçlu cam biberonum var. Eğer bu sağma konusunda daha ilerlersem o zaman bir de Dr Browns almayı düşünüyorum.

Sağmanın en güzel yanı, bebek anneye bağımlı olmuyor. Herkes onu doyurabilir. Mesela fotoğrafta ablam Kerem'in karnını doyurarak onunla bağını beslenme yoluyla daha da arttırdı. Bu babalar için de bebekle bağ kurmak için çok güzel bir yöntem... Efe de bu sayede Kerem'i sık sık besleyebiliyor :)

13 Ocak 2016

3. HAFTA || 3 Haftalik Bebek


Günler hiç geçmiyor gibi geliyor. Paraz'ın hala akşamları belli bir rutini yok. Gece ilk uykuya yattığında güzel uyuyor aslında, 2-3 saat uyuduğu oluyor ama sonra sabaha karşı 4'ten sonra saat başı kalkınca ben de sersem oluyorum haliyle ve sanki hiç uyumamış gibi hissediyorum. Uykusuzluk fena vuruyor.

Bu hafta saat saat neler yaptığını yazmaya başladım ki bir rutini var mı yok mu göreyim.

10 Ocak Pazar günü Paraz 18 günlükken ilk defa caddeye çıktık. Birazcık olsun normal hissetmek bana çok iyi geldi ama bunalımım hat safhada devam ediyor. Bazen benden anne olmayacak gibi geliyor. Yanlış bir karar verdim sanırım!

Bu ara en büyük problemim süt! Sütüm yetiyor mu yetmiyor mu diye kendimi yiyorum. Her fırsatta süt sağmaya çalışıyorum ama bu ara bazen 20cc bazen 40cc çıkıyor. İlk sağdığımda çok iyi çıkmıştı ama sanırım depresyondan sütüm biraz azaldı. Bir doktora danışmak lazım aslında bu çocuk aç mı değil mi emin olabilmek için.

Havalar çok kötü bu aralar, hep gri. Öyle olunca daha kötü oluyorum ama güneş çıkınca biraz daha iyi hissediyorum.

3 Haftalık bebeklerde neler görülür?

  • Annenin yediği şeylere bağlı olarak kaka yeşil olabilir. Mesela anne ıspanak semizotu yemişse, bebeğin kakası yeşerebilir, endişeye gerek yok. Ama eğer kakada sümük yani mukus görülürse ve/veya kan görülürse o zaman bir problem var demektir.
  • Bebekte ergenlik sivilceleri gözükebilir. Bunun iki nedeni var, anne sütünden geçen hormonlar, ve cildin ph dengesi, ciltte bakteri ve mantar oluşumunun başlaması. Cildin pH dengesini sağlayabilmek için cildi çok kurutmamak gerek. Bu nedenle de bir banyoyu şampuanla yaptırıyorsak, bir banyoyu duru su ile yaptırmak gerek.
  • Kolik yani sancı 3 haftalık bebeklerde başlayıp 3 aylık olana kadar sürebilir. Haftada en az 3 gün, günde 3 saat ve daha fazla ağlıyorsa bu bebeğe kolik deniyor. 
  • Alerji cilt ve sindirimde 3-4 haftalıkken başlayabilir, 3 yaşına geldiğinde solunuma çevirebilir. Anne'de alerji varsa bebekte %25 ihtimal alerji olur, baba'da varsa ordan da %25 ihtimal alerji gelir.
8 ocak



9 ocak 2016




9 ocak

 
11 ocak 2016



7 Ocak - 13 Ocak (15-21 günlük)




06 Ocak 2016

2. HAFTA | Bebekle İlk Yılbaşı | 2 Haftalık Bebek | Hafta Hafta Bebek

31 aralık'ta Paraz 8 günlükken göbek bağı düştü. Doktor düştükten 2 gün sonra yıkayın dedi diye cumartesiye kadar da bekledik. Biz çocuğu 8 gündür ne yıkadık ne sildik. Zaten hava buz gibi, zaten avuç içlerini açmak mümkün değil. Zaten bebek ne kadar kirlenecek diye düşündük ve hiç üşütmedik yavruyu.

30 Aralık 2015

1. HAFTA | Hafta Hafta Bebek

23 Aralık 2015 - Çarşamba


  • 23 Aralık Çarşamba doğurdum, ve 25 Aralık Cuma öğlen eve geldik. Hastanede oldukça yorulduk ve çok da uykusuzdum, ama bebeği emzirmem gerektiğinden öyle kafamı koyup pek de uyuyamadım. 

25 Aralık 2015

İki kişi gittik, üç kişi döndük | Lohusalık 2. Gün

25 Aralık Cuma... Bugün hastaneden çıkıyoruz. 

Oldukça yorgunuz... gece nerdeyse hiç uyumadım. Gelen giden de sağolsun baya çok olunca, dün gece de dinlenme şansımız hiç olmadı. Öyle ki Efe'nin pili bitti, ben tek başıma idare ettim... Nasıl yaptım ben de bilmiyorum, dedikleri gibi gerçekten Allah gücünü veriyor galiba. Kolumda hala katater var o yüzden hareket etmek çok zor, ameliyat yerim de acıyor, özellikle yataktan kalkmak ve geri yatmak çok zor. En az can yakıcı pozisyonu bulmaya çalışarak yatıp kalktım Paraz ağladıkça alıp emzirdim... en azından 2. gece serumları bittikçe çıkarttırdım ki elimi kolumu oynatabileyim.

24 Aralık 2015

Hastanede 2. Gece | Lohusalık 1. Gün

Yorgunum... Bir daha ameliyat olursam kimseye haber vermicem... Misafir ağırlamaktan bittim. Oda zaten küçücük.. bin kişi girdi çıktı, hastane desen bin derece, havasızlıktan ölüyoruz.Benim şansıma hiçbişey istediğim gibi olmadığı için oda konusunda da suit oda yoktu, geniş oda dedikleri hap gibi bir odaya kaldık.