dropdown

Lohusa Günlüğü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Lohusa Günlüğü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

01 Şubat 2016

İkimizin de bugün 40'ı çıktı | Lohusalık 40. Gün

Ve aynı zamanda Lohusalık son gün! Artık resmi olarak lohusa değilim...

Biz yarı kırkı 18.gün çıkarmıştık gerçi. Paraz'ı ilk defa annemlere götürmüştük.


 
Gerçek 40'ımız olan Pazartesi de yine anneme gittik. Nuran, Sevgi, Nilgün ve Altan teyzeler beni görmek istiyorlardı, bu vesile ile annem hepsini kendi evinde topladı ve gün yapmış olduk. Malesef resim çekmeyi unuttum ama akşam evde bir aile fotoğrafı çektik. Kıyafetler by Melo Teyze :)

 

30 Ocak 2016

Mucizeler gerçek mi? | Lohusalık 38. Gün

Galiba regl oldum... 40 bitmeden olabilir mi? Sanki kanamam tekrar yoğunlaştı gibi geldi bana. Acaba içtiğim ahududu yaprağı çayı rahim kasılmalarına neden olduğundan olabilir mi bu kanama şimdi?

Bu aralar merakla 40'ı bekliyorum. Bir mucize olacak mı diye :)

Damla'nın sözleri kulağımdan hiç gitmiyor. "Valla ben 39 ile 41. gün arasında bir fark göremedim Beyza" demişti bana. Bence ben de aynı cümleyi kuracağım.

Sonuçta bir gün içinde mucize olmaz ki...değil mi?

29 Ocak 2016

Değişim | Lohusalık 37. Gün

Paraz'ı emzirirken genelde onu izliyorum... bugün farkettim, 3. Haftada başlayan ergenlik sivilceleri baya geçmiş. Yanakları yine pürüzsüz görünümüne kavuşmuş. Kaşları hala yok gibi ama ilk doğduğuna göre baya belirginleşmiş. El parmaklarının arasından deri değiştiriyor, bir de kafasından... Kepek gibi dökülüyor kafasından deriler.

Gözleri hala mavi yeşil... kalacak mı kahveye mi dönecek merak içindeyiz.

İçtiği sütler de tırnağa gidiyor galiba.. yine jilet kıvamındalar, memeyi biraz geç versem resmen beni dövüyor ve çizebildiği kadar çiziyor yüzümü, boynumu. Bir de kıyafetleri baya küçüldü, 0-3 aylık olanlar da büyük geliyor... tam ara bir dönemde galiba. Mothercare'de indirim var, ona bir iki tulum almak istiyorum. Bazen günde 2 kıyafet değiştiriyor o yüzden çok sık yıkasak da yine de ihtiyaç oluyor.




Bugün Birsen Abla bendeydi... bu sayede pazara gittim, eve yemeklik birşeyler aldım. Hava da güneşliydi bana da yürüyüş oldu. Öğleden sonra da Birsen Abla, Kerem'i uyutmaya çalışırken kakaolu ıslak kek yaptım. 2 aydır ayaklı mikserimi kullanmıyordum, nasıl iyi geldi, kendimi nasıl normal hissettim anlatamam... oh çok mutlu oldum.

Akşam Efe'nin gelmesiyle denk düşerek Kerem 18:00 de uyanınca, biraz yedir biraz gezdir uyumayınca, attık pusete Kerem'i, hava da 11 derece, sitede yürüyüşe çıktık. Marketten de içecek birşeyler aldık, yiye içe gezdik turladık 1 saat boyunca. Böylece Kerem ağlamazken Efe'yle sohbet etme şansımız da oldu. Genelde evde hep Kerem'in ağlamasını susturmaya çalıştığımız için böylr kaliteli zaman çok az geçirdik son zamanlarda...

21:00e doğru eve döndüğümüzde Kerem acıkmıştı artık, onu emzirip 22:00 gibi de uyutmayı başardık... bakalım bu gece kaçta uyanacak.

28 Ocak 2016

Uyku... Seni çok özledim | Lohusalık 36. gün


40a çok az kaldı.. bir mucize olacak mı çok merak ediyorum... 

Dün akşam tam bir kriz akşamıydı. Paraz öğlen 14.20de uyandıktan sonra bir daha uyumadı... Efe'yle öyle yorulduk, pilimiz öyle bir bitti ki, akşam 9da Efe çıkıp annemi almaya gitti, bize getirdi. Onlar geldiğinde ben Paraz'ı kanguruda üstümde uyutmayı başarmıştım ama tekrar uyanır korkusuyla yatağına götüremedim. Çünkü o saate kadar en az 5 kere uyutup yatağına yatırdığımda uyanmıştı.
Annemle Efe geldiğinde sanırım 45dk'dır üstümde uyuyordu. Bir cesaret çıkarıp yatağına koyduk ve tabiki uyanmaya çalıştı ama annemin anında müdahalesi ile tekrar uykuya daldı.. bizde koşarak uyuduk.

Gece annem sorumluluğu devraldığı için ben rahattım sanırım. Odasında yattı dün gece, o yüzden ben deliksiz birkaç saat uyuyabildim. 2de kalktı, ağlamasını bende duydum, ben de kalktım ama annem zaten atılmış hemen, ben odasına vardığımda annem beslemeye başlamıştı bile. Ben de gittim süt sağdım, 100cc çıkardım yattım. Sonraki kalkış saat 5 gibiydi. Arada annem hep tetikteymiş ama, bir iki uyanma çabasını savuşturmayı başarmış. Ben yinr 5'te kalktığımda annem önden yetişmişti. Ben gene süt sağdım ve yattım. Sonra da 7.30 gibi kalktım yine süt sağıp yattım. 8 gibi ablam da geldi, onlar Kerem'le ilgilendi ben de 9 -11 arası uyuyup güne hazır hale geldim...


Annem sayesinde çok şükür biraz uyudum ama gerçekten deliksiz uyumayı, özellikle 2-3 saatte bir süt boşaltmak için uyanmak zorunda kalmadan deliksiz uyumayı nasıl özledim anlatamam...
O günleri tekrar görebilecek miyim???

25 Ocak 2016

Emzirme Hikayem | Lohusalık 33. Gün

Emzirme Hikayem - Meme acı ve çatlaklarına çözüm önerileri

Ben bu meme acılarından çok çekiyorum. Kerem 4,5 haftalık ve benim hala emzirirken nefesim kesilecek derecede canım acıyor. O kadar ki, emzirmekten nefret ediyorum, diye çığlıklar atıyorum evde ve yalan yok... emzirmeyi hiç sevmedim. Her emzirmede, ne var sanki emzirecek, daya mamayı geç, diye şeytan beni dürtüyor. O nedenle bu kısımda benim kendimce bulduğum çözümleri sıralamak istedim.

Ben Paraz'ı ilk 2 hafta hep emzirdim... direkt memeden. Özellikle sarılığını atlatabilmesi için ne zaman isterse emzirdim. İlk 2 hafta emzik de vermedim. Emmek isterse benden emer diye düşündüm. Fakat çok fazla emzirdiğim için, ve memelerim biraz hassas ve göğüs ucum olmadığı için iki mememde de günler içinde çatlak ve yarıklar oluşmaya başladı. Bazen bu yaralar kanadı ve bebeğim o sütleri kanlı kanlı içti, ama pek de umursamış görünmüyordu :)

İşte bu noktada, yani Paraz 2 haftalık olduğunda ilk defa sütümü sağdım, ve sağ memeden 60cc süt çıktı. Sol mememden, sağa göre çok daha az çıkıyordu. Bir göğsün diğerine göre daha çok süt vermesi olası birşey. Ben bu nedenle sol tarafı dengeleyebilmek için daha çok sağdım ve emzirmeye çalıştım. İşe de yaradı. Gerçi sonradan biraz lohusalık depresyonu, biraz da pek yemek yememekten sütüm biraz azaldı. O ilk sağmamdan sonra sağ göğsümden 60cc çıktığını bir daha 1,5 hafta sonra gördüm.

Ben Philips Avent'in elektrikli göğüs pompasını kullanıyorum. Bu arada sağmak da tabiki acı veriyor, ama bebeğin acıttığından biraz daha az acıtıyor o yüzden daha katlanılabilir. Bir de memenin ucu çıktıktan sonra makinaya alışabiliyorum ve en azından süt sağarken birşeyler okuyup izleyebiliyorum. Emzirirken acıdan nefesim kesildiği için, başka hiçbirşeye konsantre olamayıp sadece bebeği izliyorum, bu da büyük bir kayıp zaman yaratıyor.

Sağarken tek göğsü yaklaşık 10 dakikada boşaltabiliyorum. Ama ilk başlarda bu 20dakika sürüyordu. Kerem 2 haftalıkken 2 mememden en fazla toplam 50-60 cc çıkarabiliyordum... Zaman geçtikçe, Kerem 4 haftalık olduğunda bu rakam da arttı. Özellikle sabahları uyandığımda, eğer 3 saat kadar süt biriktiyse 100-120cc çıktığı oluyor artık. Bu sanırım vücudumuzun kurduğu bir denge. Bebeğin ihtiyacı olduğu kadar süt üretiyoruz ve bu miktar zamanla artıyor. O nedenle siz benim gibi panik olmayın... sütünüz yetiyor ve bebeğinizin ihtiyacı kadar çıkıyor. Bir detay daha... bebek en iyi pompadan bile daha iyidir. Sizin 50 cc sağmanız, bebek emdiğinde 50cc içtiği anlamına gelmiyor. Bebek belki 100, belki 150 cc çıkarabiliyor.

Emzirdikten veya süt sağdıktan sonra göğüslerimi nemli bir kağıt havlu ile nazikçe silip temizliyorum. İlk başlarda karbonatlı su ile siliyordum. Daha sonra çeşitli krem ve yağlar denedim. Aslında çatlaklara bepanthene bire bir, fakat emzirmeden önce onu memeden temizlemek gerektiğinden pratikte ben biraz zorlandım. Özellikle temizlerken de canım acıdığı için, lanolin içeren ve temizlenmesi gerekmeyen kremler tercihim oldu. Ben şu an Lansinoh'un lanolinli meme ucu kremini kullanıyorum. Arada sarı kantaron yağından zeytinyağına, ayva çekirdeğinden Kanada'dan gelen kremlere kadar herşeyi denedim. Benim tecrübem, sanki hiçbirinin pek faydası yok. O yara emzirdiğin müddetçe iyileşmiyor, ve çatlak kapanmadıkça istediğini sür, canın hala acıyor. Yine de en kullanışlı olan Lansinoh. Bir tavsiye, hamilelikte meme uçlarınızı sabah kolonya ile silip, akşam da lanolinli kremler kullanırsanız, memeleriniz önceden sertleşiyormuş, ve böylece canınız daha az acıyormuş. Ben hamileliğimin geç bir evresinde öğrendiğim için bilgiyi teyit etme şansım malesef olmadı, ama isteyen deneyebilir.



Beni en rahatlatan şey, göğüs kalkanları oldu. Çünkü emzirdikten ve kremi sürdükten sonra göğsünüze herhangi bir şey değsin istemiyorsunuz, çünkü memeleriniz bildiğiniz yanıyor ve ağrıyor. Öyle bir acı ki tarif edemiyorum. O yüzden gün içinde yine Avent'in göğüs kalkanlarını çok kullandım. Bu kalkanlar 2 farklı başlık ile çıkıyor. Hava alan ve almayan başlıklar. Gün içinde hava alan başlıkları takmanız iyileşme sürecini hızlandırması yönünden önemli. Kapalı olanları da ben, gece emzirirken, emzirmediğim göğsüme takıyorum, ki damlayan sütleri sonra biberonda biriktirebileyim, hem de üstüm başım batmasın. Çünkü ilk 1 ay için diyebilirim ki, baya üstünüz başınız batıyor. Gecede 2 pijama değiştirmişliğim var. Açık olanlarda biriken sütleri saklamak önerilmiyor çünkü ne kadar süre beklediğini bilemezsiniz diye sütün kontamine olmuş olabileceği düşünülüyor. Fakat benim gibi evdeyseniz, sık sık kalkanların içine bakıyorsanız, ve biriken sütleri biberona aktardıktan sonra kalkanlarınızı yıkayıp steril edip yine öyle takıyorsanız problem yok. Benim bebeğim gayet sağlıklı, sizinkine de birşey olmaz. Yine bir not, üretici bu kalkanların 40 dakikadan daha fazla süre takılmasını önermiyor, süt kanalarrına baskı yaptığı için tıkanma yaratabilirmiş. O nedenle gece kalkanla uyumaya kalkmayın, zaten çok rahatsız ben denedim.


Meme çatlak ve acıma sorunlarına bir çözüm de silikon meme başlıkları. Kelebek başlık diye de geçiyor. Bende Philips Avent'in silikon göğüs/meme koruyucusu var. Memeniz küçükse veya ucu yoksa, bu başlıklar da acıyı biraz olsun azaltabiliyor. Ben ilk hastanede denediğimde acıyı azaltmadığını düşündüğümden bir daha kullanmamış, evde çekmeceye kaldırmıştım. Yoga'dan kızların tavsiyesi üzerine bir şans daha verdim, ve iyiki vermişim. En azından emzirmek benim için artık eskisi kadar bir kabus değil.
 



Gece yatarken de eğer mümkünse memeleriniz açıkta olacak şekilde uyuyun. Ne kumaş ne kalkan, hiçbirşey değmesin. Sürün kreminizi sırt üstü yatın, tabi üşütmemeye çalışın. En rahatı bence bu. Ama kışın çok kolay olmuyor tabi, o nedenle bir diğer yöntem de, kelebek uçları temiz bir şekilde meme ucunuzda tutup, üstüne de göğüs pedlerinden koyup sütyeninizle sıkıştırıp o şekilde yatmak. Böylece akan sütler pedler tarafından emilecek ve üstünüz batmayacaktır. Emzirmek için uyanır uyanmaz da hemen kalkanınızı takıp, kelebek uçları yıkayıp kurulayıp bebeğinizi öyle emzirirsiniz. Ben şu an 4,5'uncu haftada bu şekilde yapıyorum.



20 Ocak 2016

1. AY || Kerem'in ilk doktoru || Lohusalık 28. Gün

Aslında yazının başlığı belki de yanlış. Tabiki Kerem daha önce doktora gitti, ama klasik her çocuğun bir doktoru vardır ya, biz bugün, inşallah uzun seneler gideceğimiz Kerem'in doktoru Dr. Murat Kandemir'e gittik... ve kendisine bayıldık!!!

Kerem yenidoğan olduğu için, ve bu aralar çok fazla gripli hasta çocuk olduğu için randevuyu veren asistan çok düşünceli davranarak bize günün ilk randevusu olan sabah 09:00 randevusunu verdi. Böylece, hasta çocukların içinde beklemek zorunda kalmazsınız dedi.Ben kendim bunu akıl edemezdim, nitekim Central Hospital'a gittiğimizde de edememiştim ve onlarca hasta çocuğun arasında öksürük aksırıklar arasında Kerem'le doktorda sıramızın gelmesini beklemiştik.

Doktor'la görüşmemiz tam 1 saat sürdü. Ve bize 1 saat boyunca çok değerli bilgiler verdi, herşeyi çok güzel, çok detaylı anlattı. Bende unutmamak için buraya yazıcam ki, kendime not olsun.

18 Ocak 2016

Sünnet sonrası ilk doktor kontrolü | Paraz 26 Günlük

Her ne kadar çok ağlamış olsam da, yeni doğanlar gerçekten çok hızlı iyileşiyormuş. Evet Kerem'in pipisi baya kırmızı, derisi yüzülmüş şekilde duruyor ama 2 günde gözle görülür bir iyileşme oldu.
Doktor özellikle günlük hayatımızda bir değişiklik yapmamamızı belirtmişti. Kerem'i nasıl kucağımıza alıyorsak yine öyle aldık, altını nasıl değiştiriyorsak o şekilde devam ettik. Sadece her altını açtığımızda pipisinin üzerine bir parça Bactroban merhem sıktık, asla elimizle sürmedik. Merhemi yukardan pipiye gelecek şekilde tuttuk, sıktık ve düşen bir parça merhemin pipinin üzerine düşmesini sağladık sadece, ve sonra altını bağladık. Çişin doğal bir iyileştirici etkisi olduğundan, altını bağlamakta bir problem yok. Kerem ilk gün sadece biraz geç çiş yaptı, ama doktor bunun normal olduğunu, ve olabileceğini söylemişti zaten. Ben gene de endişelendim tabiki, ama sonradan çok şükür normale döndü. Bir de ilk 2 gün kakanın pipiye bulaşmaması için çok sık altını değiştirdik hem gece hem gündüz.

Pazartesi akşamüstü sünnet kontrolüne Melo ve annem ile beraber gittik. Efe toplantısı yüzünden katılamadı. Yine karlı bir gün...

Neyseki herşey yolunda, doktor bir sorun görmedi. Artık banyo yapabilirmiş :)





16 Ocak 2016

Kerem Sünnet Oldu | Paraz 24 Günlük

Kerem bugün Anadolu Sağlık Merkezi John Hopkins Hastanesi Gebze'de sünnet oldu.
Lokal anestezi ile Dr Ahmet Nadir Tosyalı gerçekleştirdi sünnetini.
Ben de videoya çektim, ama Kerem'i getirdiklerinde ağlamaya başlayınca ben de koptum. Zaten içim hiç rahat değildi. Küçücük yavruya bu eziyeti çektirmeyi hiç istemiyordum ama "dini" gereksinimler yüzünden yaptırdık. Bana kalsa hayatta da yaptırmazdım ya neyse... malesef bu ülkede yaşıyoruz.

Onu öyle gözü yaşlı görünce ameliyathanede çok ağladığını anladım ve bu acıyı bizim yüzümüzden yaşadığını bilmek bana vicdanen çok ağır geldiği için ben de çok ağladım onla beraber. O yüzden videoda o kısım yok.

Dr Ahmet Nadir Tosyalı çok tatlı bir doktor bu arada, çok sıcak, çok samimi. Kendisinden çok memnun kaldık, herkese de tavsiye ederim. 30 senedir bu işi yapan bir doktor ve kesinlikle konusunun uzmanı.

14 Ocak 2016

Ben bir süt üretme fabrikasıyım | Lohusalık 22. Gün

Lohusalıkta 22. Gün... son 1 haftadır derdim ... "yeterli miktarda süt çıkarabiliyor muyum?"

Kendiliğinden gelişmiş olan bir rutinimiz var... Ben sabah 7.30 gibi bayılıp görevi kayınvalideme devrediyorum. O Keremi yanımdan alıp, beni 10a kadar uyutuyor. Böylece ben deliksiz 2 saat uyuyunca kendime geliyorum. Ama bu rutini yapabilmek için süt lazım... yani Kerem aç... aç kalırsa ağlar, kimsede huzur kalmaz, o nedenle süt lazım. Bu motivasyonla ben gece kalktıkça eğer Kerem emmediyse ve göğsümde süt varsa gece 3, 4 demeden Keremi uyuttuktan sonra süt sağıyorum. Tamamen sabah motivasyonuyla :) varsın gece uykusuz kalayım.. o yarım saat sonra bana 2 hatta belki 2.5 saat deliksiz uyku olarak dönecek.

Peki çıkan mahsulün durumu nedir. Ben 3 saatlik bir mola sonrası tek göğüsten 50-60 cc çıkarabiliyorum. Ama bu maksimum değerim. Bir de sağ göğsüm sola göre hep daha çok süt veriyor. Internette yaptığım araştırmalara göre yenidoğanlar ilk 6 hafta her öğünde 60-150ml arası süt içebilir. Benim kendi bebeğimde gördüğüm 50 ile de doyduğu oluyor, 75 ile de. Ama daha fazla içtiği, en azından biberondan hiç olmadı. Ha bazen uykuya dalamadığında göğsümdem 2 fırt çekip uyuduğu oluyor ama cc olarak çok etkilediğini sanmam. Bu daha çok psikolojik :)

Tabiki tek derdim süt miktarını arttırmak... peki bu nasıl olur? Ben Humana'nın emziren anneler için süt arttırıcı çayını içiyorum sabahları kahvaltıda. Belki 2. Fincanı da öğleden sonra içiyorum. Onun dışında rezene ve ahududu yaprağı çayı, promalt içecek, bol tarçınlı boza, çorba, sütlaç gibi yiyecekler varsa onları ve en önemlisi günde 3-4 litre su tüketiyorum. Mesela gece her emzirme sonrası en az yarım litre su içip yatmaya çalışıyorum ki, bir sonraki mesaiye bünye süt yapacak sıvıyı bulabilsin. Bunu ölçmek için de 1.5 litrelik şişelerle doldurdum evin her yanını... böylece ne kadar su içtiğimi görebiliyorum. Sabah tereyağlı ballı ekmeğimi, bol peyaz peynir ve yumurta ile yeşillik salatalık yiyorum. Unutmazsam peynirimin üzerine çörekotu dökmeyi ihmal etmiyorum. Karbonhidrat ve canımım çektiği şeyleri de hiç kısmıyorum. Bir öğün mutlaka et diğer öğün sebze yemeye çalışıyorum. Yemeklere katılabilecek gibiyse kimyon katıyorum ki gaz olmasın. Aralarda da ceviz badem hurma ve kuru kayısı atıştırıyorum. Yeterki süt üretebileyim diye paso yiyorum ama buna rağmen doğumdan sonra 12 kilo verdim. (Not: Toplam 16 kilo almıştım)

Şu an 3 tane biberonum var. Bunlar günlük kullanım için. Bir de daha uzun vadeli saklamalar için süt saklama poşetlerim var. Fakat bu konuda daha yeniyim. 2 gün sonra Kerem sünnet olacak..  beni şimdiden onun stresi bastı... ya o gün çok huysuz olursa, ya sütüm yetmezse diye, cumartesi için tüm amacım süt biriktirmek haline geldi. Fakat gün içinde de çok iştahlı olduğundan şu ana kadar sadece bi 40lık bi de 50lik olmak üzere toplam 90cc süt kenara koyabildim. Bunları da süt saklama poşetlerine koydum ve dipfrize attım. 

Bütün bu süreçte en kötü olan göğüs acısı... Kimi kadın hiç yaşamıyor ama malesef ben acı çeken gruptayım. Baya baya işkence gibi emzirmek benim için... Böyle bir can acısı yok. Bir de canının acıyacağını bile bile bebeğini kucağına alıp o memeyi ağzına soktuğun ilk an var ya... bildiğin acıdan nefesim kesiliyo, sırtıma ağrılar saplanıyo. 5dk sürüyo düzgün nefes almaya başlamam ama can acısı bitmiyor. Gündüzleri 2-3 saatte bir emdiği için nispeten daha iyi. Göğüslere kendini biraz olsun tamir edecek zaman vermiş oluyorum ama çok sık emdiği geceler tam bir kabus. Her türlü krem ve yağı da denedim.. Lanolin içeren Lansinoh, Canada'dan Deniz'e verilen yine lanolinli bir krem, karbonatlı su, sarı kantaron yağı, ayva çekirdeği özü ve zeytinyağı karışımı, bepathene krem... Üzgünüm ama bence hiçbiri bir işe yaramıyor. Bu nedenle ben de çözümü sağmakta buldum. Sağarken de canım acıyor ama emzirirkenki gibi değil. Hem böylece kendime 2-3 saatlik molalar ayarlamış oluyorum. Ah bir de şöyle daha da bollaşsa miktarı da daha çok depolayabilsem... işte o zaman kafam iyice rahat edecek!

Merak edenler için ben Philips Avent'in süt sağma makinasını kullanıyorum. Kuzenim İpek vermişti bana. Biberonlarım da Avent'in silikon uçlu 0+ 120 ml'lik cam biberonu ile 2 adet chicco kauçuk uçlu cam biberonum var. Eğer bu sağma konusunda daha ilerlersem o zaman bir de Dr Browns almayı düşünüyorum.

Sağmanın en güzel yanı, bebek anneye bağımlı olmuyor. Herkes onu doyurabilir. Mesela fotoğrafta ablam Kerem'in karnını doyurarak onunla bağını beslenme yoluyla daha da arttırdı. Bu babalar için de bebekle bağ kurmak için çok güzel bir yöntem... Efe de bu sayede Kerem'i sık sık besleyebiliyor :)

25 Aralık 2015

İki kişi gittik, üç kişi döndük | Lohusalık 2. Gün

25 Aralık Cuma... Bugün hastaneden çıkıyoruz. 

Oldukça yorgunuz... gece nerdeyse hiç uyumadım. Gelen giden de sağolsun baya çok olunca, dün gece de dinlenme şansımız hiç olmadı. Öyle ki Efe'nin pili bitti, ben tek başıma idare ettim... Nasıl yaptım ben de bilmiyorum, dedikleri gibi gerçekten Allah gücünü veriyor galiba. Kolumda hala katater var o yüzden hareket etmek çok zor, ameliyat yerim de acıyor, özellikle yataktan kalkmak ve geri yatmak çok zor. En az can yakıcı pozisyonu bulmaya çalışarak yatıp kalktım Paraz ağladıkça alıp emzirdim... en azından 2. gece serumları bittikçe çıkarttırdım ki elimi kolumu oynatabileyim.

24 Aralık 2015

Hastanede 2. Gece | Lohusalık 1. Gün

Yorgunum... Bir daha ameliyat olursam kimseye haber vermicem... Misafir ağırlamaktan bittim. Oda zaten küçücük.. bin kişi girdi çıktı, hastane desen bin derece, havasızlıktan ölüyoruz.Benim şansıma hiçbişey istediğim gibi olmadığı için oda konusunda da suit oda yoktu, geniş oda dedikleri hap gibi bir odaya kaldık.