dropdown

0-3 ay bebek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
0-3 ay bebek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

01 Nisan 2016

3. AY DOKTOR KONTROLÜ

1 Nisan 2016


1 Nisan'da Kerem'in 3. ay doktor kontrolüne gittik. 63,5 cm (Normalde 3 aylık 60cm oluyorlarmış), ve 6650 gr olmuş.

Doktor beyin söyledikleri aşağıdaki şekilde
  • 5. ayda geceleri saat başı kalkmalar başlayacak. 9. aya kadar sürebilir. Uyku düzeni değiştiği için oluyormuş, detayları bir sonraki kontrolde.
  • 4. ay bittikten sonra memede uyutmayın dedi. Memeden tam uykuya dalacakken çekip yatağına bırakın, yatağında uykuya dalsın dedi. Bu süreçte tabiki ağlayabilir dedi. 45dk'a kadar ağlayabilirmiş. Yatağa koyunca hiç dokunmayacaksın, pışpışlamak yok, yanında oturacaksın. "Artık uyku vakti, uyuman lazımı bilecek" dedi
  • 2-3 saatte bir beslenmesi lazım. 4 saatlik aralık anne sütü alan bebek için çok fazlaymış.
  • Gece 6-9 saat deliksiz uyuyabilir. 
  • Eğer 19.30'da uyuduysa, gece 22:00-23:00 gibi 90-120cc'lik süt verirseniz, sabah 4:30 - 05:00'e kadar uyuyabilir.
  • 8-9 saat aç kalmak biraz uzun. Ama gün içinde telafi ediyorsa, kilo alımı iyiyse, 600-800 gr aldıysa problem yok.
  • Kesik süt kustuğu zaman son 2-3 saat önce yediği sütü kusmuş demek olur. 
  • Kaba motor hareketleri başlamış olmalı. Mekik çekme hareketleri başlamıştır. Ellerinden tuttuğun zaman kendini öne doğru çeker.
  • Eller ağızda, salyalar çok artacak kontrolsüz şekilde.
  • Saçlar dökülecek. Hem annenin hem bebeğin. Büyüme hormonu azalıp normal hale gelecek o yüzden dökülüyor. Yapacak birşey yok, geçecek.
  • Kucakta oturtabilirsiniz. 5. ayda destekli oturtabiliriz. 30sn sonra ayaklarını görür, ayaklarına atlamaya çalışır.
  • Pusette 1-2 kademe yukarı kaldırabilirsiniz.
  • Bıngıldak en erken 9. ayda kapanır.
  • Konak mantardan kaynaklanır. Zeytinyağını karbonatla karıştırın.,
  • Çenesinde emdikten sonra yada salyalar yüzünden sivilce gibi görüntü olur, uyur uyanır pırıl pırıl olur.
  • Alerji testi için cildinde egzama olması, çok yiyip çok kaka yapıp kilo almaması, poposunun pişmesi, kakada kanlı sümük, emdiği sütü devamlı kusması lazım.
  • Macun kıvamında sert kaka yapabilir. Sert kaka için bişey yiyip içmesi lazım. 
  • Çok kusan bebeklere gaviscon, yada gaz ilaçları da kakayı etkileyebilir. 
  • İki memeyi de emzirmeye çalışmalıyız.
  • 4. ayda Karma difteri boğmaca tetanoz aşıları olacak.
  • Göz rengi için 6. ayın bitmesini beklemek gerek
  • Ağzında pamukçuk olsaydı yanaklarında çok yoğun bir görüntü olurdu. silsen de geçmezdi.
  • Gündüz 45dk-1 saat uyuyp geceleri saat başı kalkarsa, gündüz uykularını azaltmak gerekir.
  • Gündüz 1,5 saat ayık kalması normal. Bebeği dinlemek lazım. 45dk uyuması normal.
  • yerde bırakmalıyız ki hareket etsin.
  • Günde 10 dakika kitap okuyun. Kendi okuduğun kitap ta olur
  • 10. aya kadar almamız gereken belli bir oyuncak yok
  • dönme 4. veya 5. aydan sonra
  • 3. aydan sonra yalnız kalmak istemeyecek
  • 10-15dk kendini oyalayabilirse iyi.
  • Uyku müziğine şartlanabilir

23 Mart 2016

13. HAFTA | Hafta Hafta Bebek


Hafta hafta bebek'te genel bilgilerdense Kerem'in ne yaşadığını anlatıyorum. 13. hafta içinde Kerem'in ne yaşadığı ve spesifik olarak neler yaptığı ile ilgili kayda değer bilgiler aşağıdaki şekilde;

  • Kerem bu hafta daha çok gülücükler saçıyor ve sanki bizi tanıyor artık.
  • Oyuncaklarına uzanmaya başladı oyun halısında.
  • Auuw, hauww ve mmmm diye sesler çıkarmaya başladı. 
  • Baya konuşup tepki veriyor.
  • Kaka da 2 günde 1e düştü bu hafta ve yaptı mı beline kadar yapıyor
  • 19 ve 20 Mart'ya annemde kaldık. Annemdeyken geceleri uykuya daha çabuk geçti. Dolaşmamıza gerek kalmadı. İlk gece 7de ikinci gece 7.15te uyumuştu. Fakat ilk 5 saatlik uykudan sonra geceleri her 2 saatte bir uyandı. 1, 3, 5, 6.30 olarak.
  • Gün içinde en fazla 1,5-2 saat ayakta kalarak kısa kısa uyudu hep. 4 veya 5 uyku uyudu.
  • 2 gün de sahilde yürüyüşe çıktık. Tam uyku saatine denk getirdik bu sayede 40dk pusetinde gezerken uyumayı başardı.Ama uyandıktan sonra kanguruya takmak zorunda kaldım.
  • 21inde gece 07.15 uyudu ama 1 saat sonra kalktı. Allahtan sonra 6 saat uyumayı başardı.
  • 22 Mart'ta ilk defa ellerine baktı Kerem. Sanki ellerini yeni farketmiş gibi.

3. AY - KEREM'İN YEMEK VE UYKU DÜZENİ

Paraz artık 3 aylık bir bebek. Doğumdan sonra verilen 2 tarih vardır; 40'ı ve 3.ay. 40'ı çıkınca bir mucize olacak diye çok beklemiştim. Bir mucize olmadı tabiki ama 40'ından bir süre sonra Kerem kendince bir düzen oturtmaya başladı. Tabir yerindeyse işler yokuş aşağı gitmeye başladı, biraz daha katlanılır boyuta ulaştı. 3. ayı bitirdiğimiz bu günlerde ise Kerem'de gözle görülür değişiklikler var.

23 Mart 2016 - Kerem bugün 3 ayını doldurdu
Mothercare'de yogadan bir arkadaşımla karşılaştığımda; - 2,5 aylıktı onun bebeği o tarihte -, geceleri uyuyorlar merak etme demişti. Tracy Hogg'un yöntemini uyguladığını ve işe yaradığını söylemiş, benim de kafama sokmuştu fikri. Kerem o zamanlar 3 haftalıktı ve her yeni anne gibi Tracy Hogg'un "Bebek bakım sorunlarına mucizevi çözümler" kitabını ben de okumuştum. 8'de yatan bebeği, o uyanmadan gece 10 veya 11 gibi uyandırmadan alıp emziriyorsun, veya biberonla besliyorsun. Amaç bebeğin midesini doldurarak acıkmasını ertelemek. Kitaba göre böyle uyutulan bir bebek sabah 4/5'e kadar uyuyabilirmiş. Yaklaşık 1 hafta denemiştim bu yöntemi ama malesef Kerem'de işe yaramamıştı. Uyanmasını belki 1 saat ötelemeyi başarmıştım ama hepi topu o kadar. O 1 haftadan sonra her bebeğin kendi ritmi olduğunu düşündüm ve buna inandım. Bir akşam Efe, uyku öğünü vermeyecek misin?, diye sorduğunda, hayır demiştim, versem de vermesem de uyanıyor, bari rahat rahat uyusun.

18 Mart 2016 - Annemlerde Melda'nın kucağında uyandığında
Bu konuşmadan kısa bir süre sonra Kerem ilk 5 saatlik uykusunu uyudu. Akşamları 9 gibi yatıyordu ilk başlarda. Biz birşey yapmadık, daha erken yatırmaya çalışıyorduk hatta ama onun bi saati vardı, 8:45 gibi uyuyordu akşamları ve 2 gibi kalkıyordu. Sonra 4, sonra sabah kalkışı 6-6.30 gibi uyanıyordu. Yatma saati yavaş yavaş kendiliğinden erkene kaydı, biz gerçekten birşey yapmadık. Çocuk ritmini öyle ayarladı. Tek yaptığımız şey, 40'ı geçtikten sonra her akşam yıkamaya başladık. Aslında amacım rutin oluşturmak değildi. Yıkandığı akşamlar daha güzel ve uzun uyuduğunu farketmiştim. İlk başlarda yıkayamadığımız akşamlar oldu. Ya biz çok yorgun oluyorduk, veya Kerem yıkamamız gereken saatte uyumuş oluyordu. Biz de uyandırmaya kıyamıyorduk. İlk başlarda yıkarken çığlık çığlığa ağlıyordu. Daha sonra ağlarken suya girince susmaya başladı ama bu sefer de sudan çıkardığımız zaman çığlık çığlığa ağlıyordu, ta ki kuruyup üstünü giydirene kadar. Son birkaç gündür banyodan çıkarken de ağlamıyor. Belki de böyle böyle öğreniyor.

16 Mart 2016
Henüz tam olarak oturtamadığımız şey gündüz uykuları. Kerem güne 6.30 gibi başlıyor. Uyandığı saate göre, ilk uyanışından sonra en fazla 1,5 saat ayakta kalabiliyor. Yani 6:30'da kalktıysa, 08:00'de uyumuş oluyor. Gündüz uykuları genelde en fazla 1 saat sürüyor. Diyelim ki 09:00'da kalktı. Bir sonraki uyku 1,5-2 saat sonra olabiliyor son günlerde. Eskiden 1 saat ayakta zor duruyordu, şimdi nerdeyse 2 saate çıktı uyanık kaldığı zamanlar. 


Bundan 2 hafta öncesine kadar, 2 hatta 3 saati bulan uzun öğle uykusu uyuyordu, ama artık öğle uykusu da 1 saat sürüyor. Muhtemelen gene değişecek bu düzen ama şimdilik böyle. Gün içinde toplam 4 uyku uyuyor diyebilirim. Nadiren 5 olduğu da oluyor eğer çok kısa kısa uyumuşsa. 

Oturtamadığımız şey ise akşamüstü saatleri. Kerem'i 18:30 gibi yıkamaya çalışıyoruz her gün. Ağlamadan yıkanabilmesi için karnı tok olmalı, ama çok da tok olmamalı yoksa banyodan sonra düzgün emmiyor, düzgün emmezse de, ya hemen uyumuyor, veya uyuyup 1 saat sonra açlıktan uyanıyor. Şu anda yeme döngüsü 2,5 saat. 2,5 saatte bir acıkıyor. 9'da emmeye başladıysa, 11:30 da yine emmeye başlayacak demek bu döngü. Emmenin bittiği değil başladığı saati sayıyoruz. Emzirdiğim zaman ne kadar çektiğini bilemiyorum tabi, ama biberonla verdiğim zamanlarda 120-130cc içiyor bir öğünde. Emzirdiğim zaman da, 2 memeyi de emzirmeye çalışıyorum ki iyice doysun, 1 saat sonra acıkmasın. Doktorumuz bebeğin, çene kasları güçlendiği için, bir memeyi 5-7dakikada emebileceğini söylemişti. Ben garanti olsun diye bir memede 10dakika tutmaya çalışıyorum ki o kilo yapan yağlı kısmını da aldığından emin olayım diye. Çoğu zaman 2. memede 5 dakikadan fazla durmuyor ama ben deniyorum. Zaten toksa hayatta zorla içiremiyorsun, bırakıyor oynuyor, çekeliyor ama asla emmiyor. Döngüsü nadiren 3 saate çıkıyor. O nedenle akşamüstü 4-5 arası biraz şekerleme yapmalı ki yatma saatine kadar çok uykusuz kalmasın, ve şekerleme sonrası 5 gibi biraz emmeli ki yine yatma saatine kadar 2 saat geçsin ve acıkıp emebilsin. Bu düzen tam oturmasa da bunun üzerinde çalışıyoruz son günlerde.
20 Mart 2016 - Caddebostan Sahil

 Bu arada uyku saatini kendi kendine yine erkene çekti. Önce 8 gibi uyuyordu, 7:45 oldu, 7:30 oldu... Bu günlerde 18:30'daki banyosundan sonra kurulanma, masaj, pijama giyme, kulak ve burun temizliği, ve saçların taranması yapılıyor. Ordan bizim odaya geçiyoruz. Önce emziriyorum, emmeden sonra dik pozisyonda biraz kucakta odayı geziyor ve gazını çıkartıyoruz. Eğer geğiremezse emmeye devam edemiyor çünkü. Eğer daha uyuyamayacak gibiyse de son 3 gündür yaptığım gibi kitap okuyorum O'na. Eğer yeterli miktar emmediğini düşünüyorsam biraz daha meme teklif ediyorum. Toksa zaten istemiyor. Bu nedenle nadiren memede uyuyor. Bizimki daha çok kucakta sallanarak uyumayı tercih ediyor ama dediğim gibi, eskiden 1 saat gezdirirdik, şimdi süre biraz daha kısaldı gibi. Yine de Efe'yle paslaşarak yapıyoruz bunu. Yoksa sırtımız belimiz kopuyor Kerem'i taşımaktan. Gece uykusuna geçtiğinde ilk seans nispeten uzun. 5-7 saat arası deliksiz uyku uyuyor genelde. Sonrası ise tamamen şans. Bazen 7 saat uykudan sonraki ikinci uyanışında sabah olmuş oluyor, bazen de geçen akşam gibi 19:00'da yatıp sonra 00:00, 01:15, 03:30, 05:00 ve 06:30'da kalkabiliyor. Ama bebek bu, günü gününü tutmaz. Benim bu yazıyı yazdığım tarihten bir gün sonra tamamen farklı bir senaryo yaşatabilir bize.


18 Mart 2016
Benim işte bu nedenlerle rutin oturtma gibi bir derdim yok. Tek yapmaya çalıştığım Kerem nasıl huzurlu oluyorsa ona o ortamı sağlamak. Mesela banyodan sonra odasında üstünü giydiriyoruz. Ama hala bizim odada yattığı için, giyindikten sonra hemen ışığını loşlaştırdığım bizim odaya alıyorum onu. Banyodan sonra bir daha salona veya bol ışıklı/gürültülü bir ortama sokmuyorum. Amacım hem gece algısı yaratmak, hem de bebeğe aşırı uyaran yüklemeyerek onun sakin kalmasına yardımcı olmak. Bir de uyku müziği seçtim. Bach'ın Prelude in C Major bestesi. Youtube'a "Bach for babies" yazınca çıktı, hoşuma gitti. O gün bugündür, uyumak için bizim odaya geçtiğimizde bu müziği açıyorum iphone'umdan. Uyuduktan sonra da yarım saat, unutursak 1 saat boyunca çalmaya devam ediyor. Bu biraz deney gibi. Pavlov'un köpeği gibi şartlanma refleksini tetiklemeye çalışıyorum. Gün gelecek bu müzik çaldığında çok çaba sarf etmeden kolayca uykuya geçeceğine inanıyorum... bakalım deneyin sonucu ne olacak :)

21 Mart 2016
Kerem emzik almıyor. Biberonla süt içtiği için bu duruma doktorumuz bile şaşırdı ama emzik almamasını çok da iyi buldu. Almıyorsa hiç zorlamayın dedi. Zaten zorlayamıyoruz, kusacak gibi yapıyor ağzını, bildiğin öğürüyor. emzik almadığı için de uykusunu emzikle çağrıştırma yapamıyoruz. Son günlerde acaba bir uyku arkadaşı mı edindirmeliyim diye düşünüyorum. Bunun üzerinde çalışacağım artık.

Her ne kadar rutini biz oturtmasak da, bebek kendi kendine bir düzen kurdu gibi kısacası. İnsan her yaşta insan, huyu, tercihleri var. Bebek bile olsa saygı duymak ve ona kendi istediklerini size öğretebilmesi için şans vermek lazım. Kabul, bu durum şu anda bizim hayatımızı da etkiliyor. En geç 18:00'de evde olmaya çalışıyoruz. Akşamları bir yere çıkacaksak Kerem'i uyuttuktan sonra başında bir büyüğümüzü bırakarak çıkabiliyoruz. Sırf biz gezicez diye çocuğun düzenini bozmaya cesaret edemiyoruz açıkcası. Çünkü o düzen bozulursa sonra yine bize ızdırap oluyor. Gün içinde yorulsan da, en azından belli bir saatte uyuyacağını ve sonrasında kendine biraz zaman ayırabileceğini bilmek şu anda bana yetiyor.
19 Mart 2016

22 Mart 2016

Hayatımızın B Planı | by Parcali Bulut

İçinde yaşadığımız zalim bir dünya... ve ben kendimi her ne kadar yaşanan olaylardan soyutlamaya çalışsam, haber okumasam, televizyon izlemesem de, bu ülkede yaşıyorsan olanlardan kaçman mümkün değil. Sosyal medya, sosyal çevrem, ailem... konuşulan tek bir konu var, olan olaylar.

Son aylarda kaç yerde patlama oldu, olaylar çıktı... En son cumartesi günü İstiklal'de bir canlı bomba ve Salı sabahı Brüksel'de havaalanı ve metro istasyonunda patlama oldu. Bu kaos ortamında ben bebeğimi büyütüyorum. Her gün kafamda aynı soru "acaba nereye kaçsam, bebeğimi büyütmek için neresi güvenlidir?" Brüksel'deki patlamayla sanırım herkes aynı şeyi düşündü. Bu dünyada güvenli bir yer kalmadı. Şansa yaşıyoruz her gün, ve ne zaman başımıza bir olay geleceği belli değil.

19 Mart 2016 - Annemle Kerem ıspanak yıkarken
Hayatta bir B planı lazım herkese. Çalıştığımız yerler garanti değil. CEO'lar bile işten çıkarılıyor istedikleri parayı vermemek için. Dünya ekonomisi kötüye giderken şirketlerin ilk yaptığı şey adam çıkarmak oluyor. Kısaca bugün var yarın yokuz belki de. Arkadan gelen yeni bir nesil var. 40'ını geçtiğinde yönetim katına erişemediysen, yüksek ihtimal emekli olana kadar çalışabileceğin bir işin olmayacak. Çünkü şirkete "pahalı" geleceksin. Aynı işi daha ucuza yapacak bir adam varken sana muhtemelen ihtiyaç olmayacak. Küreselleşme, globalleşme... her ne dersen de... küçülüyoruz, küçülerek büyüyoruz.

Hayalim bahçeli bir ev. Şehirden uzak, doğaya yakın, mümkünse doğanın içinde. Ve mümkünse en yakın komşumla aramda tek bir duvar değil, bir bahçe olması. Müstakil bir ev istiyorum yani. İstediğimde sessizliğe sahip olabileceğim. Bir de bahçemde kendim için sebze meyve ekecek bir alan. Oldu olacak kümes de olsun. Bana taze yumurta veren kendi tavuklarım olsun. Bir köpek, birkaç kedi, ördek ve bir de kirpi ailesi istiyorum bahçemde. Öyle bir bahçe olsun ki, bir yerinde ineğimin de yaşayabileceği bir alan olsun... kendime küçük bir dünya kurmak istiyorum. Kendi kendime yetebildiğim, ailemle huzur içinde yaşayabileceğim.

18 Mart 2016 - Annemlerde

Biz bu ülkede büyürken, iyi bir yerlere gelebilmek için illa mimar mühendis olmak lazım mottosuyla yetiştiriliyoruz malesef. Bir çoğumuz düşünmüyoruz bile "ilerde ne yapmak istediğimizi". Öğretilmiş kalıp cümlelerle konuşuyoruz, doktor olup aileme bakacağım, avukat olup davalar kazanacağım. Son zamanlarda hangi gencin ağzından "ben çiftçi olmak istiyorum" diye duydunuz? Muhtemelen duymadınız. Ama benim gibi hangi beyaz yakalıyla konuşsanız, bu şehirden kaçma, Ege'de bir sahil kasabasına yerleşme hayalleri kuruyordur, eminim. Hepimiz konuşuyoruz, sabah işe giderken çektiğimiz trafik, ofisteki stres, şehirdeki stres, hayat pahalılığı, gittikçe artan ev kiraları, uzun mesailer boyu çalışmak ve hakettiğini kazanamamak, sosyal bir güvence olmaması... hepsi herşey belimizi büküyor. 35 yaşına varmadan 50 yaşında gibi hissediyoruz hepimiz. İşte belki de bu nedenle toprağa dönmek istiyoruz. İstediğimiz tek şey huzur aslında, fazla parada kimsenin gözü yok artık. O kadar yorgunuz. Çünkü hepimiz öğrendik, para saadet getirmiyor. Para arttıkça sorumluluklar artıyor, para arttıkça hayatta çekmen gereken stres artıyor. Hem de ne için? Daha pahalı bir çanta alıp, en popüler restoranlarda yemek yiyebilmek için mi?

21 Mart 2016 - Kerem'i uyuturken

Bir hayalim var benim... çok şey istemiyorum. Bir parça toprak, çocuğumu büyütebileceğim temiz bir doğa, ve etrafımda güvenebileceğim iyi insanlar olsun istiyorum. Hırsızı, pisi, sapığı olmadan, normal insanlarla çevrili bir hayat. Çok mu şey istiyorum?

Bu yaz için gönlümüze uygun bir yerde "toprak" bakmaya karar verdik. Birkaç dönüm bir yer... Hayalimizi gerçekleştirebilecek miyiz çok merak ediyorum. Tarihe geçsin diye de bu yazıyı yazıyorum. Gün gelir de gerçekleştirebilirsem, "bak o zamanlar yazmıştım, dediğimi yaptım" diyebilirim belki.

Belki de gün gelecek, bu yazıyı tekrar okuduğumda bambaşka bir ülkede olacağım. Bu ülke yaşanmaz bir yer haline geldiğinden çoktan gitmiş olacağız... Kim bilir...İnsan kaçıp gitmeyi de düşünmüyor değil çoğu zaman.

16 Mart 2016

12. HAFTA | Hafta Hafta Bebek


Hafta hafta bebek'te genel bilgilerdense Kerem'in ne yaşadığını anlatıyorum. 12. hafta içinde Kerem'in ne yaşadığı ve spesifik olarak neler yaptığı ile ilgili kayda değer bilgiler aşağıdaki şekilde;
  • Geceleri artık sadece emmek için kalkıyor ve hemen uykuya geçiyor. Ortalama 20-30 dakika gibi bir sürede ben tekrar yatmış oluyorum.
  • Göğüslerim hala süt akıtıyor ama ben artık kalkan kullanmıyorum. Canım da o kadar acımıyor
  • Işık açmadan emzirdim hep bu hafta. Sanırım bunun sayesinde Kerem gece gündüz farkını daha iyi kavradı. Bu hafta hiç gerçekten ayılıp uyanmadı geceleri.
  • Kerem bu hafta çok fazla tensel temas istedi. Gündüzleri genelde hep üstümde uyumayı tercih etti. Ama illa ben değil, kim olursa onun üstünde. Allahtan geceleri yatağında uyumayı reddetmedi. Hatta geceleri 1 veya 2 kere kalktı sadece
  • Bu hafta çok az biberon kullandım. Genelde ben emzirdim. Ne zaman isterse de verdim. Sanki 2 saatte bir hep acıktı. Bazen 2,5 - 3 saate çıktığı oldu gün içinde ama 1-2 kez ancadır. Biberonla vermediğim için de ne kadar içtiğinden tam emin olamıyorum ama herhalde yetti ki ağlamadı
  • Artık bize daha çok bakıyor, gülüyor ve birini veya bir oyuncağı gözleriyle birazcık takip edebiliyor.

12 Mart 2016

Gönül'ler geldi! | Paraz'ın Günlüğü | 12 Mart 2016

Bugün Gönüller geliyor bize oturmaya... Sabah ben birazcık daha keyif yaparken Efe de Kerem'e baktı. Sonra ben uyandım, yine bir Zebra Kek yaptım (tarif için buraya bakabilirsiniz). Sevgi ananenin yaptığı böreklerden pişirdim ve misafire hazırım! Efe de evi topladı, Kerem'le oynadı, böylece harika bir iş bölümü çıkardık.  Bir sürpriz yaparak Sema'lar da geldi ama onlar malesef erken kalktılar. Biz öğlenin geri kalanını Gönüller ile geçirdik.
Kerem bugün Deniz Emre'den sonra ilk defa başka bir bebekle tanıştı.



 

Gönüller gittikten sonra Kerem bir türlü uyuyamadığı uykuyu, kucağımda uyudu, öğlen 2'den 5'e kadar! Ben de o kucağımdayken boş durmadım, önce Kerem'in çook uzamış olan tırnaklarını kestim, sonra cep telefonumdan blog için yazı yazdım ve de Kerem için oto koltuğu araştırdım. Geçirdiğim en keyifli öğleden sonralardan biriydi.


 



 

11 Mart 2016

Ana kucağı | Paraz'ın Günlüğü | 11 Mart 2016

Bu sabah Kerem'le beraber kalktım ve sonra tekrar uyumadım... gayet de pozitifim.
Melo geldi, Kerem üstümüzde uyudu, biz de sohbet muhabbet güzel bir gün geçirdik :) Öğlen de annem geldi. Kerem'i kanguruya taktım ve ilk defa Kozzy'de Migros'a gittik :)

 

10 Mart 2016

Ofis Ziyareti | Paraz'ın Günlüğü | 10 Mart 2016

Biri bugün ofisi ziyaret etti ama aceleden fotoğraf bile çekmemişim doğru düzgün. Allahtan Ayşe bu fotoyu gönderdi de, günden bir hatıra kaldı. 

Özlemişim ofisi, arkadaşlarımı. Kerem yolda giderken ve ofiste biraz ağladıysa da, çok büyük bir problem olmadı. Birsen Abla, Kerem'i toplantı odasında uyutmaya çalışırken uyumayınca, orda hem altını değiştirdik, hem emzirdim. Ama bana müdürlerimle konuşacak zaman ve götürdüğüm baklavaları çay eşliğinde yiyecek zaman verdi allahtan.

Ücretsiz izin için görüştüm bugün ofiste. 21 Mart resmi analık iznimin sonu geliyor. Planlar Eylül'de, Kurban Bayramı sonrası ofise dönmek... Kısmet, bakalım zaman neler gösterecek.

Bu akşam Kerem'i uyutmayı yine Efe'ye bırakıp Jannicke ve Açılay'la görüşmeye gittim Suadiye'ye. Jannicke Norveç ofisten, 3 erkek çocuk annesi. 9, 7 ve 3 yaşlarında çocukları. Ben bir taneyle bu kadar zorlanırken, onun 3 taneyi nasıl yetiştirdiğini gerçekten çok öğrenmek istiyordum ve biraz da bu yüzden şartlarımı zorlayıp gittim akşam yanlarına. 

Norveç'te analık izni 54 haftaymış. Baba isterse bu 54 haftanın 12 haftasını kullanabiliyormuş. Bu izin süresince maaşının %80'ini alabiliyormuşsun. Eğer bu süreden sonra istenirse 3 seneye kadar da ücretsiz izin alınabiliyormuş. Kreşler de çocukları 1 yaşından itibaren alıyormuş. Kreş çıkış saati 16:30, ve Jannicke'nin eşi çocukları kreşten alıyormuş. Gördüğünüz gibi medeni bir ülkede şartlar ne kadar güzel.

Biz de bırak 1 yaşında gönderilebilecek doğru düzgün bir kreş, bir babanın saat 16:30'da bırak kreş kapısında olmayı, işten bile çıkması mümkün değil. Hal böyle olunca Jannicke eşiyle beraber çocuklarını büyütmüş. Annesi çalışıyormuş, o nedenle arada uğrayan arkadaşlar dışında başka yardımcısı yokmuş. "Hepimiz aynı şeyleri yaşıyoruz merak etme. İlk 3-4 ay zor ama ondan sonra işler daha kolaylaşıyor" dedi, ve benim içimi çoook rahatlattı. Bana haftada 3 gün gelen bir yardımcı olduğunu, hele hele çoğu arkadaşımın evde yatılı gürcü bir bakıcısı olduğunu duyunca da baya şaşırdı. "Bizim oralarda kimsenin yardımcısı yok, herkes kendi bakıyor" dedi bana, sanki biraz da ayıplar gibi. Ama ben aradaki farkı kendisine anlattım. Bizim ülkemiz şartlarında anca bu kadar oluyor.
 

09 Mart 2016

11. HAFTA | Hafta Hafta Bebek

Hafta hafta bebek'te genel bilgilerdense Kerem'in ne yaşadığını anlatıyorum. 11. hafta içinde Kerem'in ne yaşadığı ve spesifik olarak neler yaptığı ile ilgili kayda değer bilgiler aşağıdaki şekilde;

  • İlk defa gece 7 saat aralıksız uyudu
  • İlk defa ana kucağında uyuya kaldı ve ana kucağında daha uzun oturmaya başladı. 
  • Biraz az emiyor nedense bu hafta ve emme süreleri arası 3 saati buluyor sanki
  • Akşamları gene en geç 8'de yatıyor ve gece 1 kere uyanıyor. 1 kere de sabah karşı 5.30 6 gibi kalkıyor ve 7 de gün başlıyor
  • Her gün kaka yapıyor.

Hayaller vs. Gerçekler | Paraz'ın Günlüğü | 9 Mart 2016

Bugün zor bi gün. Kerem doğru düzgün uyumadı. Melda ile çok yorulduk. Üstümüzde uyudu ama yatağına koyunca hep uyandı. Sokağa çıkardık orda da hep ağladı. O kadar sinirim bozuldu ki bugün, umutsuzluğa kapıldım. Oysa neler hayal etmiştim. Kerem uykularını uyurken biraz blog yazar biraz videoları bilgisayara aktarırım, kendimce yapmak istediklerim için zaman olur diye ummuştum. Beklentileri en aza indirmeli insan, biliyorum, ama elimde değil. Ufak tefek hobilerimi de yapamayınca, iyice arızaya bağlıyorum. O kadar sinirim bozuldu ki Efe koştu geldi desteğe, bende koltukta sızmışım sonra zaten.

Sabah Melda'yla güne güzel başlamışlar aslında bu video'yu çekmişler... Gerçi şimdi fotoğraflara baktığımda, öyle bütün gün ağlamış gibi de durmuyor. Herhalde ben çok yorulduğumdan bana öyle geldi










08 Mart 2016

Paraz'ın Günlüğü ilk Youtube Videosu | 8 Mart 2016








Youtube'a yüklediğim ilk video bu. Kerem'in hatıralarını saklamak için iyi bir platform olduğunu düşünüyorum. Hem böylece babaannemiz de rahatlıkla izler.

Bugünden bir de bu fotoğraflar var...



07 Mart 2016

Ömür boyu süren dostluklar | by Parcali Bulut

Şu hayatta bir insanın en büyük serveti dostlukları... ben bu anlamda kendimi çok "zengin" hissediyorum.

Let's get together'laydım bu akşam. Hem de uzun zamandır beceremediğimiz bir şekilde, full kadro. 

Doğumdan sonra geçirdiğim zor günlerin etkisi üstümden biraz kalksın, azıcık kendime geleyim, normal hissedeyim ve hayatımın bitmediğini görebileyim diye kızlar beni dışarı çıkardılar. Ben kolaylıkla gelebileyim ve acil birşey olursa eve de hemen dönebileyim diye Anadolu yakasına geldiler. Her biri İstanbul'un bir ucunda oturan canım arkadaşlarım, üşenmediler, iş çıkışı Avrupadan Anadoluya geçip, sonra yine evlerine, Avrupa yakasına döndüler... ne kadar minnettarım anlatamam!

Uzun zamandan sonra çocuksuz, arabayla kısa mesafede olsa bir yere gitmek, rahatça oturup yemek yemek, sohbet etmek, gülmek ve eğlenmeye ne de çok ihtiyacım varmış. Ne de iyi geldi. 

Çok teşekkür ederim Yonca, Gönül, Candan ve Gizem! Sayenizde anne olmanın hayatımı bitirmediğini, sadece yeni bir boyut kattığını gördüm.

Ve tabiki sevgili kocam! Teşekkürlerin en büyüğü sana. Benim aklım kalmasın diye uyuyan yavrumuzun resmini çekip gönderen, yokluğumu hiç hissettirmeyen!


Kerem ben evden çıktıktan 6 dakika sonra uyumuş. İçim rahat etsin diye Efe de whatsapptan bu resmini gönderdi



Bugün öğlen puset yerine ilk defa kanguru ile çıktım. Kerem dışarda olduğumuz süre boyunca uyudu :)



Kanguru hatırası

06 Mart 2016

7 Saat Uyku?! | Seyahat Yatağı

Kerem ilk defa 7 saat uyudu dün gece. 20.15 uyumuştu. 03.12 kalktı. Keşke ben de uyuyabilseydim ama gece gene uyku tutmadı beni.Olsun güzel bir pazar gününe başladık. Bugün hava güzel. Cadde'de bizim çocuklarla buluşup Polonez'de yemek yiyeceğiz. Ama öncesinde ilk durağımız Joker'in Altunizade'deki dev mağazası. İnanmazsınız, Paraz yolda giderken uyudu. Evden emzirip çıktım, giderken üstünü de örttüm. Mağazada bile uyudu biz gezerken.




Haftaya Efe Antalya'ya gideceği için anneme taşınıcam. Evet, resmen taşınıcam çünkü Paraz'la bir yere gitmek resmen taşınmak gibi. Hal böyle olunca bebeğin annemde kalırken uyuyabileceği bir yere ihtiyaç var. Çözüm park yatak. Internetten modellere baktım ama bir de gerçeklerini görüp, kumaşlarına dokunarak incelemek istedim. Internetten "En büyük Joker mağazası nerede" diye aratınca bir de gördüm ki, meğersem 2015 yılının ilk çeyreğinde Joker, dev mağaza konsepti başlatmış ve bu dev mağazalardan biri Altunizade'deymiş. Sanırım önde gelen bloggerları açılışa çağırmışlar ki, onlar da bu mağazadan bahsetsin ve reklam olsun. İşe yaramış. Ben Esra Estuğrul'un yazısından buldum mağazayı.

Mağaza oldukça büyük ve nerdeyse bütün park yatak çeşitleri var. Biz gitmişken bir de oto koltuklarına baktık, ama henüz ilk bakışımız olduğu için ön bilgilendirme oldu, daha çook araştırmam lazım.

Gelelim park yataklara. 300 TL'den 1500 TL'ye kadar çeşit var. Ben ucuz bir seçeneğe yöneldim çünkü amacım sadece annemde kalacağım ve yazlığa gideceğim zamanlarda kullanmak. Bu nedenle çok teferruatlı birşeye ihtiyacım yok. Benim için 2 katlı olması, kolay katlanabilir, az yer kaplayan ve hafif bir model en ideali. Ben bu nedenlerle Tripper'ın park yatağını seçtim. Bu model aynı zamanda seyahat yatağı olarak da anılıyor. Her ne kadar en hafiflerden biri de olsa, bildiğin kazulet, benim tek başıma kaldıramayacağım kadar ağır nerdeyse. Bu model istediğim gibi 2 katlı, böylece Kerem dönmeye başlayana kadar üst katta, daha sonra da alt katta yatabilir. Yan tarafları file, böylece uyurken onu görebilirim. Renkli olması da hoş ama en güzel kısmı fiyatı. 300 tl'ye aldık. Bu indirimli hali. Aslında tutumluanne.com'dan 2. elleri de düşünüyordum ama görmeden alamayacağıma karar verince Tripper'a yöneldim. Zaten tutumluanne.com'da da en uygun 250 tl'ye Nuna'lar vardı. Onlar biraz küçük olduğu için belki Kerem rahat edemez diye düşünerek vazgeçtim.

Park yatağın içine de bizim yorgancı İsmail usta'da pamuk yatak yaptırıyorum. Kısa mısa, yavru uyuduğu zaman sağlıklı uyusun bari.

02 Mart 2016

10. HAFTA | Hafta Hafta Bebek



Hafta hafta bebek'te genel bilgilerdense Kerem'in ne yaşadığını anlatıyorum. 10. hafta içinde Kerem'in ne yaşadığı ve spesifik olarak neler yaptığı ile ilgili kayda değer bilgiler aşağıdaki şekilde;

  • Bu hafta çoğunlukla üstümüzde uyumayı tercih etti kerem. Ama özellikle omuza yaslanmış dik dururken uyumak istedi. Bir kolun üzerine yere yatay olarak yatmayı kesin reddetti.
  • Uykusu da oldukça düzenliydi. Akşamları hep 7-8 arası uyudu ve ilk uykusunda kesintisiz 5-5.5 saat uyudu. 
  • Bu hafta 2. ay aşılarını oldu ama çok şükür ateşi çıkmadı ve rutini bozulmadı. Hatta biraz fazla uyuduğunu bile söyleyebilirim.
  • İlk defa ev tipi ana kucağında önüne astığumız karta eliyle çarptı
  • Aşı olduktan sonraki günler hariç her akşam yıkadık
  • Bendeki bir değişim ise sanki göğüslerim artık çok fazla süt kaçırmıyor. Geçtiğimiz haftalarda çok daha fazla göğüs pedi değiştirmem gerekiyordu.

01 Mart 2016

Bebekle yalnız bir akşam | Paraz 69 Günlük

Kerem'in çok şükür bugün ateşi çıkmadı. Doktor salı çıkmazsa Çarşamba ateşi çıkmaz demişti. İnşallah haklı çıkar.

Bu sabah Merih Anne'yi havaalanına bıraktım. Malesef döndü, umarım bir an önce yine gelir. Havaalanı dönüşünde Viaport'ta Bimeks'e uğradım. Kerem'in her gününü videoya çekmek istiyorum, o yüzden bir kamera baktım ama pek fazla çeşit yoktu. Yeşil bir Samsung NX Mini vardı onu beğendim, 945 TL ama daha iyice bir araştırmam lazım.
Bugün hava yine çok güzel. Kerem'i Nilay gelmeden dışarı hava almaya çıkarayım demiştim ama Birsen abla ile mutfakta sohbet ederken kucağımda uyuya kaldı. Sonra da Nilay geldi oturmaya, o yüzden hava almaya çıkartamadım. 

Efe bu akşam iş yemeğinde. Ben evde yalnız kaldım. Kerem'i 8 gibi uyutur sonra da ben uyurum diye düşünüyordum ama akşamüstü 17.30 gibi Kerem'in çok uykusu gelince Birsen abla onu yatırmış. Ben o sırada banyodaydım. Çıktığımda Kerem uyuyordu. Ha kalktı ha kalkacak derken çocuk gece uykusuna bağladı ve 22:00'de kalktı. Ben de Kerem uyurken rahat bir akşam geçirdim ve bloguma baya yazı birikmiş, draft'ta bekleyen yazıları post ettim. Kerem 22:00'de uyandı, emzirdim, altını aldım derken 23:00'te uyumuştu. Onu yatırdıktan sonra ben de yatma hazırlıklarımı yaparken saat 23:30 olmuştu yattığımda. Tam yattım Efe geldi, böylece sorunsuz bir akşam geçirmiş oldum.