dropdown

12 Mayıs 2016

4. AY DOKTOR KONTROLÜ | UYKU EĞİTİMİ

 
Biz 29 Nisan 2016'da Kerem'in 4. ay kontrolüne gittik Murat Bey'e... aşağıda doktor kontrolümüzün özeti var, anca yazabildim :)
  • Kerem 7200gr, 66cm olmuş. 
  • 600-800gr arası almış olması bekleniyordu, Kerem 600 gr almış. Bundan sonra her ay 500gr alması bekleniyor.
  • 2. Rotavirüs aşısını oldu. Üçüncü rota aşısı 6. ayda olacak.
  • 5. ayda yastıklarla destekli oturtabilirmişiz.
  • Salyaların en çok olduğu ay 4. ay.
  • Bol bol çığlık atmalara başlayacak, sesini dalgalandırarak, 5. ayın sonuna kadar bu ses denemelerine başlayacak. 7. ve 9. ay arası bir sessizlik başlayacak. 9. aydan sonra mama dede baba kelimelerine başlayacak.
  • Emzirirken en ufak bir ses veya çıtırtıya emmeyi bırakıp dönüp sesin geldiği yöne bakacak, 4. ayın sonuna kadar sürecek.
  • 5-6. ayda yüz üstünden sırtüstüne dönecek.
  • 15 gün içinde birşey uzattığınızda bilinçli şekilde yakalaması lazım.
  • -18 derecede sütler 6 ay kalabilir. 
  • 4. aylık bebekler 12-13 saat uyur günde.
  • 5. aydan sonra gündüz uykuları çok artacak. Öğleden önce 1-1,5 saat, öğleden sonra 1-1,5 saat akşamüstü yarım saat uyuyacak. Gece de sık sık kalkma başlayabilir.
  • Arabada ana kucağında oturmamasının sebebi araç tutması olabilirmiş. Bebekler anca 2-3 yaşına geldiklerinde araç tutması nedeniyle kustuklarından şu aşamada bunu anlamak mümkün değil.
 4. AY DEMİR TAKVİYESİ
  • 4.ay'da her bebekte kansızlık olur. Anne'nin kemik iliğinden doğuma girerken bebeğe vermiş olduğu sıfır kilometre kan hücreleri var. Kırmızı kan hücreleri (eritrositlerin) ömrü 120 gün. Bebek kendi kan hücrelerini üretebiliyor ama her bebekte geçiş aşamasında fizyolojik kansızlık olur. Polyvisol with Iron kullanabilir. Bizim doktorumuz 6. ayda ek gıdaya başlıyor, yoğurt peynir ile, bir reaksiyon var mı diye bakıyor ve sonra 7. veya 8. ayda kan tahlili yapıp ona göre demir takviyesi yapıyormuş. O yüzden aile hekimliğinden verilen Vegaferon'u şimdilik almıyor Kerem.
4. AY UYKU EĞİTİMİ
  • İnsanlar geceleri 3 saatte bir uyanırken, 5. aydan sonra bebeklerin uyku düzeni değişerek 1,5 saatte bir uyanmaya başlarlar. Mama alan bebekler uyanıp aynen uyumaya devam edebilirken anne sütü alan bebekler nasıl uyutuldularsa (memede, sallanarak, gezerek, pusette, arabada) aynı şekilde tekrar uyutulmayı beklerler. O nedenle memede veya gezdirerek uyutmamalı, yatağında kendi kendine uyuması gerektiğini ona öğretmemiz lazım. Yoksa emmeyi bıraktıklarında anca kendi kendine uyumayı öğreniyorlar.
  • Uyumayı öğretmek için gündüz nasıl uyutuyorsak, gece de aynı şekilde uyutmalıyız. Gündüz ve gece odasına gidip, perdeleri panjurları kapatıp orda emzirmeli ve memede uyumasına yakın yatağına koymalıyız. Ben de bir köşeye geçip oturmalıyım, bebek beni görmeli ama ben ona dokunmamalı veya pış pış yapmamalıyım. Bebek orda ağlaya ağlaya uyumalı. Bu şekilde uyumayı öğrenecekmiş. Uyumayı öğrenmesi 3 gün sürermiş ve 45 dakikaya kadar ağlayabilirmiş.
  • Yatağında uyutamazsak 9.ay'da tutunup ayağa kalkmaya başladığında, yatağından atlayarak çıkıp yanımıza gelebilirmiş.
  • Ağlayarak herşeyi yaptırabileceği algısını kırmak lazım.
  • Akşamüstü 6'dan sonra çok uyutmamalıyız. 7.30 banyo, 8'de odasında uyutmaya başlamalı. Uyku öncesi çok uyarmamalıyız bebeği. Evde misafir varsa kucaktan kucağa gezdirirsek bir daha uyutamayız. O nedenle sakin tutmamız gerekiyor.


11 Mayıs 2016

20. HAFTA | Hafta Hafta Bebek


Hafta hafta bebek'te genel bilgilerdense Kerem'in ne yaşadığını anlatıyorum. 20. hafta içinde Kerem'in ne yaşadığı ve spesifik olarak neler yaptığı ile ilgili kayda değer bilgiler aşağıdaki şekilde;
  • 11 Mayıs... bugün mucizevi! Evden nerdeyse anneme kadar pusetinde oturarak gitmeyi başardı. Arada vızıldadı tabiki, ve bir emzirme molası verdim ama hiç kanguruya takmadan gittim. Dönüşte de arabada ana kucağında kendi kendine uyuya kaldı. İnanılmaz! 
  • O kadar kolay dönüyorki... Genelde sırt üstü yatarken yüz üstüne dönüyor. Geri dönüşünü 2 kere görebildik.
  • Artık çığlık atmaya başladı. Sesini iyice keşfediyor.
  • Bu hafta iki kere öğlen 2 saat uyudu.
  • Genelde günde 3 veya 4 uyku uyuyor. Genelde gündüz uykuları 45dk'yı geçmiyor.
  • Baya uzun ana kucağında ve yerde zaman geçirebiliyor.
  • Kanguru'da yenidoğan yastığını artık çıkardık, sanırım o yüzden biraz yadırgadı ve kanguruda da dızdızlandı.
  • Ana kucağında bazen öne doğru baya geliyor, sanki oturmaya çalışıyor gibi
  • Oyun halısında biraz ilerleyebiliyor ve göbeği merkezli 180 derece dönebiliyor

10 Mayıs 2016

Hamileysen | Bebek için alışveriş listesi | Yenidoğan İhtiyaç Listesi

Bu listede yenidoğan ihtiyaç listesi olarak yenidoğan hastane çıkışından bebek kıyafetlerine, bebek odası ve banyo ihtiyaçlarına, yeni doğum yapmış bir annenin emzirme ürünlerinden, lohusa kıyafet ihtiyaçlarına kadar aklına gelebilecek herşey var. 

Aslında sadece bebek için değil, kendin için de alman gerekenler var bu listede.
Bana göre bazıları gereksiz. Bütün ürünler listede var ama ben gereksiz diye not ettim. Karar senin, yerin ve paran varsa, canın da istiyorsa al kenarda dursun :)

09 Mayıs 2016

Hamileysen | 0-1 ay bebek için en çok kullandığım ürünler

Tabiki en çok kullandığım ürün bebek bezi :) Prima Premium Care tartışmasız ilk sırada yer alır. İkinci sırada da kullan-at alt değiştirme örtüleri ile bebeğin poposunu silmek için kullandığım yassı pamuk. Bunu kaynatılmış soğutulmuş su ile ıslatarak Kerem’in poposunu siliyorum, seyahat sırasında ise Uni Baby ıslak mendil kullanıyorum. Uni Baby sadece su ve pamuktan oluşuyor, içinde herhangi bir kimyasal, losyon veya koku veren bir madde yok.

Ama benim bu yazıda bahsetmek istediğim daha opsiyonel olan ürünler. Almak zorunda olmadığınız ama çok işe yarayan, ve özellikle Kerem 1 aylık olana kadar kullandığım, "benim" çok işime yarayan ürünler.

1. Reflü yatağı:

20 Ocak 2016
Bebeğin reflüsü ister olsun ister olmasın, doktorlar zaten bebeği özellikle ilk aylarda eğimli yatırmayı tavsiye ediyorlar. İlla bu yatağı almaya tabiki gerek yok, şiltesinin altına, baş kısmına bir yastık koyarak da aynı eğimi yakalayabilirsiniz. Ama Kerem özellikle ilk ay geceleri bizim odada beşiğinde, gündüzleri odasında ve akşamları da genelde salonda uyuduğundan biz bu yatağı ev içinde habire taşıdık. Nerde uyuduysa hep bunun üstünde uyudu. İlk günler, hastanenin de tavsiyesiyle Kerem'i hep yan yatırdık. Bu yatağın ayarlanabilir cırt cırtlı yan yastıkları sayesinde, devrilmeden yan yattı Kerem. Anneme bile giderken yanımızda hep yatağını taşıdık. Bebek nerde yatacak derdi olmadı. O yüzden bu en çok kullandığım ürün, 3 aylık olana kadar da kullandık. Tabi son zamanlarda ucu ucuna sığıyordu.


2. Emzirme Yastığı:
13 Şubat 2016
Reflü yatağı kadar çok ve hala da kullandığım bir ürün! Kesinlikle hakkını verdi. Biliyorsunuz benim zaten bir emzirme problemim vardı. İlk 3-4 hafta bebek bir memeyi 15-20dk emip, 10dk gazını çıkartıp sonra yine diğer memeyi 15-20dk emdiğinden uzunca bir süre yerinizden kıpırdamadan oturup emzirmeniz gerekiyor. Kolunuzun altını yastıklarla destekleseniz bile illa bir kol atıl kalıyor, çünkü bebeğin başını tutmanız lazım. Bu yastık sayesinde bebek kafasını da yastığa koyduğu için iki eliniz boşta.


3. Göğüs kalkanı:
Valla herkesin ihtiyacı olur mu bilmiyorum ama ilk çocuğu olanların çoğunluğu kullanmıştır herhalde. Emzirmekten meme uçları tahriş hatta yara olduğundan, veya hiçbiri değilse bile hassaslaştığından kumaş bile değsin istemiyorsunuz. İlk başlarda can acısını engellemek için çok kullandığım bu ürün daha sonra damlayan sütlerimin ziyan olmamasını sağladı. Bir kalkanda biriken sütün 50cc olduğunu bilirim. E kalkan olmasa ziyan olacaktı. Emzirme Hikayem'e detaylar için bakabilirsiniz.





4. Göğüs ucu kremleri
Ah neler çektiğimi bana sorun. Habire bu kremleri sürüyordum. Bunun dışında fotoğrafta görünmeyenleri de var. Detaylar burda









5.  İnce muslin bez örtüler
Bizdeki Noukie's marka. Galiba burda yok, bulamadım, çünkü Efe Belçikadan almıştı. Keşke daha çok alsaymış, her yerde kullanıyorum. Reflü yatağına çarşaf diye de serdik, battaniye gibi üstünü de örttük, havlu yerine de kullandık, pusette yürürken gözüne güneş girdiğinde güneş kesici olarak... çok kullanışlı! Amazon'dan başka markaların muslin örtülerini de sipariş ettim. Gelince onları da inceler bir yazı yazarım artık.






6. Elektrikli Göğüs Pompası
Ben 10. Günden itibaren sütümü sağıyorum. O nedenle hergün ve günde birkaç defa kullandığım bir ürün bu. Halen de kullanıyorum. 






7. Biberonlar
Eğer sütünüzü sağıyorsanız ihtiyaç duyacağınız bir ürün. Detalar için biberonlarla ilgili yazıma bakabilirsiniz.












8. Kanguru Boba4G
Aldığımız ilk günden beri kullandığımız, parasının hakkını ilk akşam verdiğini düşündüğümüz icat! Sayesinde ilk haftalarda Kerem’i her akşam kanguruda uyutuyorduk. Kangurularla ilgili yazımı burda bulabilirsiniz.






9. Astronot
Üzerine 3 beden büyük olsa da her dışarıya çıktığımızda Kerem’i içine koyduğumuz giysimiz. Büyük müyük işe yaradı. Özellikle Kerem doğduğundan beri devamlı kar yağdığı için o soğuklarda çok iyi korudu.










10. Weewell banyo suyu sıcaklık ölçer
"Aman ne gerek var, dirseğimi suya sokarım, bakarım" demeyin. Öyle kasacağınıza bununla hemen net olarak suyun sıcaklığını görüyorsunuz. Sonra da bebişe oyuncak olur.




05 Mayıs 2016

Hamileysen | Diyet Listesi, Gebelik Şekeri ve Sağlıklı Beslenmenin Püf Noktaları

Eğer sen de benim gibi orta karar şansızlardansan, 6. veya 7. hafta gibi miden bulanmaya başlayacak ve bu yaklaşık 12. haftaya kadar sürecek. Ve sen o mide bulantıları geçene kadar, çubuk kraker, peynirli tost, makarna veya leblebiden daha ötesini yiyemeyeceksin.

Eğer en şansızlardansan, mide bulantıların doğurana kadar devam edebilir, hatta kusabililirsin de. Bu durumda zaten beslenmen pek mümkün değil, yediğini çıkarıyorsun. Yine de sen çıkarana kadar yediklerinden bebeğe yarayan illa ki vardır.

Şanslılardansan, ilk haftalardan itibaren iştah patlaması yaşarsın... Artık şans mı değil mi, orası bakış açısına göre değişir tabi.

Uzun lafın kısası, hangi durumda olursan ol, doktorun mutlaka sana "sağlıklı beslenmeni" söyleyecek. Bu ne demek biliyor musun? Çikolata kavanozunun içine düşmen yasak! İşte o kadar! Demesi kolay da uygulamada işler değişiyor. Çünkü bu hamile denen kişi nedense genelde hep tatlıya düşüyor… bir de hamur işine. (Biz bu gruba “karbonhidratlar” diyoruz)

Öncelikle bu doktorlar kiloya takık. Hamilelerin 12-15kg arası bir kilo almalarını istiyorlar en fazla. Nedeni tabiki bizim fiziksel görünüşümüzden mutlu olmaları değil, bebeğin sağlıklı olması.

Buyrun size hamileyken gittiğim Diyetisyen'in bana verdiği liste. "Bu kişiye özel, her diyetisyen farklı verir" demek çok isterdim ama hepimizin bildiği kuralların geçerli olduğu bir liste bu. Bir esprisi yok, günümüzde hepimiz nerdeyse bir diyetisyeniz. Osman Müftüoğlu, Dr Mehmet Öz sağolsun, baya bilinçlendik.

k.k: kibrit kutusu, ç.b: çay bardağı


Yandaki listeye ek olarak
  • bir öğün et yiyorsan diğer öğün sebze yiyerek dengele
  • 3 porsiyon meyve bence çok, özellikle 30. haftadan sonra meyveyi 1 tane sabah ara öğününde ye, o da şeker çünkü.
  • her gün 2 su bardağı kadar yoğurt ve süt tüketmeliyiz
  • günde 5 dilim ekmekle kendini sınırla
  • 1 dilim beyaz ekmek = 2 dilim kepekli ekmek (tam buğday / çavdar/ etc.)
  • 4 yemek kaşığı baklagil = 1 köfte + 1 dilim ekmek



Anne'nin rezervlerini sağlam tutmak!
Efendim neden sağlıklı besleniyoruz o zaman? Öncelikle bebek 3-4 aylık olana kadar, senin yediğin hiçbirşey bebeğe yarar yada fayda sağlamıyor. Çünkü daha bezelye kadar. Senden alacağını kanından, eser miktarlarda alıyor. Ama büyümeye başladıkça işler değişiyor. Senin rezervlerden çekiyor. Bir kere şunu bil, o bebek bir şekilde senden alacağını alacak, beslenecek. Beslenemeyecek, vitamin, demir depoları çöküşe geçecek olan sensin. Yani sen aslında bebeğe değil kendine yiyorsun. O nedenle sağlıklı ve dengeli beslenmen lazım ki, bebeğe kaybettiğin kalsiyumun, kanın yerine gelsin.

Bebeğe geçen şekeri dengelemek!
İkinci bir neden de, bebek belli bir büyüklüğe eriştikten sonra senin kanından, sen ne yersen onları alabiliyor. Bu da demek oluyor ki, eğer kendini tatlıya, hamur işine gömersen, bebek karnında geçirdiği zaman boyunca aşırı şeker yüklemesine maruz kalacak. Nedir bunun zararı? Bebek doğduktan sonra, almaya alışkın olduğu şekeri anne sütünde bulamayınca Hipoglisemi olabilir, yani şeker yoksunluğu diyelim. Bir de bu bebekler biraz tosun tosun, fazla kilolu olabilirler, o zaman da normal doğmaları daha zor olur. Tosun olduğuna da bakmayın, iç organlarının yetersiz gelişimi söz konusu. O yüzden karbonhidratları kararında tüketmeliyiz ki, kan şekerimiz çok yükselip bebeğe zarar vermesin.

İnsülin vücutta ne işe yarar, İnsülin direnci nedir?
Karbonhidratların temel varlığı bize gerekli enerjiyi sağlamalarıdır. Yani besinler yoluyla kanımıza geçen şekerin parçalanıp enerjiye dönüşmesi gerekir. Şekeri parçalayabilen ise, pankreas tarafından salgılanan insülin.

Normal insanlarda 1 dilim ekmeğin belki %90'ı parçalanıp enerji haline dönüşürken, şeker problemi olan kişilerde belki sadece %10'u parçalanabilmekte... neden mi? Çünkü vücut insüline karşı dirençli. Sen yedikçe, pankreas besinleri enerjiye dönüştürebilmek için kana insülin basıyor. Ama insülin kanda harcanamıyor çünkü bir direnç var ve şekeri parçalayamıyor. O zaman parçalanamayan şeker enerji olacağına yağ oluyor ve kanda insülin fazlası oluyor. Bu bir kısır döngü, biz buna İnsülin Direnci diyoruz. Şeker hastalığı başka birşey, o durumda insülin salgılanması problemli olduğundan dışarıdan insülin alınabiliyor.

Gebelikte Şeker Yüklemesi nedir, neden ve ne zaman yapılır
Bebek anne karnında 20-24 haftalık olduğunda gebelik hormonları insülinin işini yapmasına engel olabildiğinden bazı anne adaylarında gebelik şekeri çıkabilir. Bu, normalde şeker problemi olmayan kadınların, hamileyken bazı sebeplerden kanlarındaki insülinin şekeri parçalayamamasından dolayı kanlarında aşırı miktar insülin olmasından kaynaklanıyor. Şeker de parçalanamayıp, enerjiye dönüşemiyor.

Gebelik şekeri olup olmadığını Şeker Yüklemesi yaptırarak anlayabilirsin. Eğer benim gibi zaten hamilelik öncesinde insülin direncin vardıysa, hamile kaldığında doktorun sana otomatikman Gebelik Şekeri vardır muamelesi yapacaktır. Bu durumda şeker yüklemesine gerek yok. Bu da şeker yüklemesi yerine, sabah akşam aç ve tok olarak parmağından kendi şekerine kendin bakman anlamına gelir.

Şeker yüklemesi dediğimiz şeyde sana aç karna glikozlu bir sıvı içiriyorlar. Baya tatlı, o yüzden bazılarının midesi bulanabiliyor. Şekerin yoksa da o sıvıyı içince tavan yapar sanıyorsun ama aslında vücudunun şekeri ne kadar tolere edebildiğine bakıyorlar, o yüzden sağlıklıysan hiçbirşey olmuyor.

Eğer normalde gayet sağlıklıysan bile gebelikte şeker problemi yaşayabilirsin. Günümüzde şeker yüklemesi zararlı mı değil mi tartışmaları aldı başını gitti. Bir doktor şöyle demişti, "hiç mi aç karna 2-3 baklava yemedin?" İşte şeker yüklemesi o kadar zararlı... ama için rahat etmiyorsa 50TL'ye al bi parmaktan şeker ölçer, kendi şekerine kendin bak. Çünkü eğer kanındaki şeker belli değerleri aşıyorsa mutlaka önlem almak veya tedavi olmak gerek.

İstenen değerler şu şekilde


  • Açlık kan şekeri < 100'ün altında olmalı. Bazı kaynaklara göre 105, bazılarına göre 95.
  • 1. Saat tokluk < 140'ın altında olmalı. Kahvaltıya 09:00'da başladıysan, 10:00'da ölçücen
  • 2. Saat tokluk < 120'nin altında olması lazım.

Kimilerinin 1. saat tokluk 200 üzeri çıkabiliyor. O zamanlarda doktor uygun görürse şekeri dengelemek için ilaç bile kullanabilirsin. Eğer şekerin olduğunu farketmezsen, bebeğe şeker yüklemesinden çok daha büyük bir zarar vermiş olursun.

İlaç kullanacak kadar kötü durumda değilsen de tek bir çözüm var. Sağlıklı dengeli beslenmek... O zaman şekeri kontrol altına alabiliyorsun ve böylece ne sana ne bebeğe bir zarar gelmiyor. O yüzden ne yapıyoruz... karbonhidratları az tüketmeye çalışıyoruz... elimizden geldiğince!

04 Mayıs 2016

19. HAFTA | Hafta Hafta Bebek



Hafta hafta bebek'te genel bilgilerdense Kerem'in ne yaşadığını anlatıyorum. 19. hafta içinde Kerem'in ne yaşadığı ve spesifik olarak neler yaptığı ile ilgili kayda değer bilgiler aşağıdaki şekilde;

  • İlk defa bu hafta kendi kendine sırt üstünden yüzüstüne döndü (29 nisan) ve ertesi gün de sırt üstünden yüzüstüne döndükten hemen sonra gerisin geri yüzüstünden sırtüstüne döndü (30 Nisan)
  • Oyuncaklarını bariz bi şekilde kendine doğru çekiyor ve tutuyor.
  • Herşeyi ağzına götürüyor
  • Yerde ve anakucağında daha uzun zaman geçiriyor.
  • Hala arabayı ve puseti sevmiyor.
  • Üstümüzde gezinmeden uykuya dalmıyor. Ve kendi ninnisini kendisi söylüyor :) eee-eee-eee diye ses çıkarınca anlıyoruz ki iyice uyku bastırdı.
  • Doktor'un dediği gibi ağlatmak istemediğimden, ayakta dolaşmadan uyutabilmek için yöntemler deniyorum, henüz başarılı olamadım.
  • Bu haftanın başında bize geceleri resmen kök söktürdü, uyku düzeni baya bozulmuştu, ama ne olduysa 30 nisan gecesi 8den sanah 6ya kadar uyudu. Wonder weeks'e göre bebeğin normalden farklı, aşırı huysuz olduğu zamanlar, yakın gelecekte yeni bir yetenek kazanacağına işaret ediyor. Hakkaten bu huysuz günlerden sonra da Kerem dönünce, belki de bu yüzdendir demeden edemedik
  • Tekrardan emzik vermeye çalışıyoruz henüz pek başarılı olamadık.
  • Suratımı bile emmeye yemeye çalışıyor. Her yer tükürük.
  • Sesli oyuncaklara baya ilgili.
  • Oldukça güleç. Biri gülünce o da gülüyor.
  • Bu hafta sadece 1 kere bir öğlen 1.5 saat uyudu. Haftalardır gündüz uykusunda 45dk'dan daha fazlasını göremediğimiz için, bu uyku bana umut olsa da, hayallerim çabuk suya düştü. Bir daha olmadı.
  • Artık ayaklarını tutabiliyor.
  • Ve geceleri 4 numara beze geçti bu hafta



 28 Nisan'da Saklıgöl'e Şile'ye gittik. Yolda Kerem'i anca uyutup ana kucağına koyabildik ama Saklıgöl'de anakucağında baya uzun oturdu. Çocuk arabaya gıcık.



 Cumartesi aldık nevalemizi kendimizi sahile attık, ailecek piknik yaptık. Resimlerde görüldüğü gibi şortla çıkmış olsak da, hava daha o kadar sıcak değil... Akşamüstü iyice üşüdük ve eve döndük.

Sonunda Kerem'in duvar stickerını yapıştırmayı başardık!

28 Nisan 2016

Hamileysen | Doğumdan önce okuman gereken kitaplar

Bu yazı, hafta hafta hamilelik kitaplarıyla ilgili değil. Bu yazı, doğurduktan sonra başına neler gelebileceğini anlatan kitaplarla ilgili! Ama merak ediyorsan eğer, ben hamileyken, hamilelikle alakalı şu kitapları okudum:


İçgüdüsel Doğum, Bebeğinizi beklerken sizi neler bekler, ve Hamilelikten 3 yaşa kadar Bebeğimi Büyütüyorum


Ama meğer, birşeyi atlamışım. Hamilelik 9 ay, çocuğu büyütmek ise ömür boyu! Sonrasını hiç düşünmemişim... O nedenle şu aşağıda resmini gördüğünüz kitaplara bir göz atarsanız, bana dua edersiniz :) Bunlar benim kendi okuduklarım... Başka duayenler de var tabi... mesela Kim West... daha okumadım, ve daha belki de bilmediklerim var. Aşağıdakiler benim kendimce faydalandıklarım... Bu arada yanlış anlaşılmasın, "okuyun uygulayın" demiyorum, sadece "okuyun fikir edinin, kendi süzgecinizden geçirip, ne yapmak istediğinize ondan sonra karar verin" diyorum



1. Bebeğinizin ilk yılında sizi neler bekler
2. Tracy Hogg - Bebek bakım sorunlarına mucize çözümler


3. Dr. Harvey Karp - Mahallenin en mutlu bebeği
4. Gece boyunca uyumak

5. Doğumdan itibaren Montessori
6. O tabak bitecek mi

Bu yazıyı siz benim düştüğüm duruma düşmeyin diye yazmak istedim. Hamileliğim boyunca "doğuma" o kadar odaklanmışım ki, bebeğe nasıl bakacağımı, beni nelerin beklediğini ve kendimi nasıl hazırlamam gerektiğini hiç düşünmemiştim. Açıkcası aklıma bile gelmedi galiba. Sanırım
hamilelikte salgıladığım hormonlar yüzünden bende aşırı pozitiflik vardı, bu nedenle "aman canım nedir, bebek işte bakılır" diye mi düşündüm nedir. Mutluluktan gözüm kör olmuştu kısacası. 

Çok mutlu bir hamilelik geçirdim ve bu süreçte keyfimi çok az şey kaçırabildi. Şimdi o günleri hasretle anıyorum. Bir arkadaşım hamileykenki ben için "anti-depresan kafası" diyordu.... haklıydı. Lohusalıkta ne hormon salgıladıysam, tam tersi durumdaydım, bir o kadar negatif ve depresif.
Velhasıl ben hafta hafta hamilelik kitapları ve internette bloglarda "pozitif doğum hikayeleri" okumaktan (bu da ayrı bir yazı konusu) aşağıdaki kitapları çok geç keşfettim ve satın aldığımda zaten hamileliğimin sonlarına gelmiştim. Artık doğumdan sonrası için ne kurduysam, bu kitapları doğurduktan sonra okurum diye düşünmüştüm. Hazır evdeyim ya bol bol vaktim olur. Hahah... şu an sadece kendime gülüyorum :)

Siz benim düştüğüm hataya düşmeyin. Hamilelik ve doğum kitapları da okuyun tabiki ama doğumdan önce mutlaka şu kitaplara, hiç değilse ilk ikisine bir bakın. Kendinizi içinde bulacağınız duruma hazırlayın :) benim gibi sudan çıkmış balığa dönmezsiniz hiç olmazsa.

Üşengeçler için okuduğum kitapların özetlerini de yine blogda "Kitap Özetleri" sayfasında bulabilirsiniz. (Bu yazıyı yazdığım tarihte henüz bir özet yayınladım ama diğerleri yolda)

Not: Kendi çocuğumdan önce kucağıma 2 kere bebek almışlığım var. Biri Müge'nin oğlu Barış, ki onu ilk 4 aylıkken görmüştüm; ikincisi de Kuzenim İpek'in oğlu Deniz Emre. Hiçbir bebeğin ilk haftalarını bizzat yaşamamış bir insan olarak, bebekler konusundaki bilgim ve tecrübem sıfırdı. Eğer siz zaten ailenizde ablanız veya kardeşinin bebeğiyle yakın temas içinde bulunup, bebek bakım zorluklarını ilk elden tecrübe ettiyseniz, belki de bu kitapları yana yakıla okumanıza gerek yok. Ama tabiki bir zararı da olmaz :)