dropdown

13 Temmuz 2016

EK GIDAYA GEÇİŞ - KEREM BLW 1. HAFTA'DA NELER YEDİ?

Sonunda katı gıdalara başladık. Ben Kerem'i 6 aylık olana kadar bir mama sandalyesine hiç oturtmadım, sadece yastıklarla destekli oturttum bir de ev tipi anakucağında otururdu. 6. ayını doldurduğu gün Çeşme yolunda Söke'de mola verdiğimizde ilk mama sandalyesine oturdu, bu nedenle pek dik duramıyordu.
Söke'de Çöp Şiş molası ve Kerem'in ilk mama sandalyesi deneyimi

Çeşme'de her gün mama sandalyesine oturtarak ve yerde de denemeler yaparak 4 güne kendi kendine oturur hale geldi. 6. ay aşılarının üzerinden 3 gün geçtikten sonra 26 Haziran Pazar günü ek gıda tadımlarına başladık.

Mama sandalyesinde oturma çalışmaları
Ben Kerem'i Baby-led Weaning (BLW) yöntemi ile katı gıdalarla tanıştırıyorum. Bu yöntemde bebek kendi kendine yemek yemeyi öğreniyor. Siz kaşıkla beslemiyorsunuz. Temel gıdası 1 yaşına gelene kadar anne sütü veya formül süt olmaya devam ediyor. BLW'nin ne olduğunu merak ediyorsanız ve daha detay okumak isterseniz buraya tık.

İlk hafta Kerem'in tattıkları aşağıdaki şekilde
1. GÜN - 26 Haz Pz: Kabak, Havuç, Tatlı Patates
2. GÜN - 27 Haz Pzt: Kabak
3. GÜN - 28 Haz Sl: Kabak
4. GÜN - 29 Haz Çrş: Kabak
5. GÜN - 30 Haz Prş: Patates
6. GÜN - 1 Tem Cm: Patates
7. GÜN - 2 Tem Cts: Patates

İlk birkaç günü kameraya çekmeyi başardım ama sonraki günler ilgisi dağıldığı için çekmedim.

26 Haziran - İlk yemek günü
Resimlerde Kerem hiç önlüklü değil, çünkü mama önlüğü ilgisini çekip yemek yerine onu yemeye başladığı için pek kullanılmadı. Onun yerine saklamayı düşünmediğim tshirtlerini mahvediyoruz. 

İlk haftayla ilgili şunu söyleyebilirim... Bir çay kaşığı kadar yutmuştur hergünkü yemeklerini. Yemeği sadece mama sandalyesinde veriyorum, asla kucağımda beslemiyorum ve ortalama 20dk'lık bir yemek süresi var. Sıkıldığında yemekleri yerlere atmaya ve masaya vurmaya başlıyor. Asla yemekleri bir daha eline almıyor. Böyle yapınca ona iki elimi avuç içlerim ona bakacak şekilde havaya kaldırıp (teslim oluyorum hareketi gibi) "Bitti mi?" diye soruyorum. Bu işaret dilini öğretmeyi Youtube'da Tugba Altınışık'tan öğrendim... Tanımayanlar buraya tık :) ilk hafta Kerem bu işaret diline hiç tepki vermedi bu arada... Ama sneak peak! ilerleyen haftalarda gelişme kaydetti :)

İlk hafta hergün öğürdü, bir gün gerçekten kustu, resmen emdiği süt burnundan geldi çünkü yeni emzirmiştim. Bunu da Tugba Altınısık'tan öğrenmiştim ama doktorumu dinlemeye karar verdim (belki de Tugba'nın dediklerini yanlış yorumladım. Kız sofraya tok oturtuyorum demişti... Belki de emzirir emzirmez demek istemedi. Neyse artık emdikten 2 saat sonra gibi yemek sunuyorum. Bu sayede bir daha öğürürken yanlışlıkla kusmadı. Büyük parça da kopardığı oldu bazen çıkardı bazen yuttu... Şimdilik müdahale edecek birşey olmadı çok şükür. Ne zaman müdahale etmek istesem kendimi tuttum ve içimden 5e kadar saymaya başladım. Çok şükür hep ağzındakini tükürdü.

Özellikle karnı aç değilken ve uykudan hemen sonra yemeğe oturtuyorum. Çünkü uyku sonrası uyandığında Kerem çok neşeli ve oyuncu oluyor, bu sayede yemeklerle de çok güzel oynuyor. Yemek tadımları ilk hafta günde bir öğün ve sadece öğle saatlerinde oluyor.

Çok fazla yemek yemese de, hava çok sıcak olduğu için hergün alıştırma bardağından biraz su da veriyorum. Henüz ben içiriyorum, kendisi içemiyor.

BLW maceralarımız devam edecek...
Not: Merak eden olursa, mama sandalyesi IKEA Antilop.




Yere böyle bir örtü seriyorum, böylece düşenleri tekrar önüne geri koyuyorum

Aslında henüz yoğurt vermedim, o gün muhtemelen patates yiyordu, ama biz yoğurt yerken çok bakınca ağzına sürdüm. Böylece doktorumuzun dediği cilt testinden yoğurt geçmiş oldu

Patates'le ilk gün

06 Temmuz 2016

28. HAFTA | Hafta Hafta Bebek



Hafta Hafta Bebek'te genel bilgilerdense Kerem'in ne yaşadığını anlatıyorum. 28. hafta içinde Kerem'in ne yaşadığı ve spesifik olarak neler yaptığı ile ilgili kayda değer bilgiler aşağıdaki şekilde; 
  • Kerem hala günde 3 uyku uyuyor, sabahları 6:30 gibi kalkıyor, akşamları değişken olarak 19:30'la 20:30 arasında uyuyor.
  • Gece uykusu biraz düzene girdi. 20 gibi yattıktan sonra 22:30 gibi uyanıp emiyor, sonra da sabah 3 veya 4te kalkıyor. Ama bazen hem 2'de hem 4:30'da kalkıyor ki o felaket oluyor benim için.
  • Benim sütüm biraz azalmaya başladı, eskisi gibi yedek çok çıkaramıyorum. 
  • Günde bir kaka yapıyor. Yediği katı gıdaları kakasından seçebiliyoruz
  • Kendi başına artık oturabiliyor
  • Bulduğu herşeyi ağzına atıp yemeye çalışıyor.
  • Öğlenleri günde bir öğün tadımlara devam ediyoruz ve 3 gün kuralını uygulamaya çalışıyoruz.
  • İletişimi baya kuvvetlendi, komik bulduğu şeylere baya gülüp kahkaha atıyor 
  • Bu hafta denizden mikrop kaptı Kerem. Pazar günü deniz biraz bulanıktı, sanırım ordan kaptı. Akşamına 3 kere kustu 2 kere de ishal oldu. Kusması durmayınca biz de İzmir'e Kent Hastanesine gittik geceyarısı. 
 
1 Temmuz Cuma - Ayayorgi Babylon

1 Temmuz Cuma - Ayayorgi Babylon

1 Temmuz Cuma - Alaçatı Port - Balıkçı Hasan


2 Temmuz Cts - Paşalimanı Quente Beach

2 Temmuz Cts - Paşalimanı Quente Beach


6 Temmuz Çarşamba - Bayram 2. Gün - Aile Yemeği

6 Temmuz Çarşamba - Kerem'in bahçede fotoğraf çekiminden

29 Haziran 2016

27. HAFTA | Hafta Hafta Bebek


Hafta Hafta Bebek'te genel bilgilerdense Kerem'in ne yaşadığını anlatıyorum. 27. hafta içinde Kerem'in ne yaşadığı ve spesifik olarak neler yaptığı ile ilgili kayda değer bilgiler aşağıdaki şekilde;
  • Bu haftaya Çeşme'de başladık. Hava çok sıcak, ilk 3 gece gecede 5 kez kalktı. Bodrum'da da benzeri bir durum yaşamıştık. İnşallah alışınca buraya normale dönecek
  • Hala günde 3 uyku uyuyor. Sabah 6.30 gibi kalkıyor ve ilk uykusu 1.5 saat sürüyor. Sonrası allah kerim :)
  • Günde 1 kere kaka yapıyor ortalamada. Bazen hiç bazen 2 kere.
  • Gündüzleri sıcaktan pek emmiyor gibi geliyor bana ama her 3 saatte emzirmeye çalışıyorum.
  • Bu hafta 6. Ay aşılarını oldu ama polio (çocuk felci) hariç
  • Artık pipisini tutabiliyor :) 
  • Kendi kendine oturtmaya çalışıyoruz. İlk günler hemen devriliyordu ama bu haftanın sonuna doğru çok hızlı bir şekilde kendi kendine durmaya başladı. Mama sandalyesinde oturarak pratik yapmanın da bir etkisi olabilir
23 Haziran Perşembe: Kerem bugün tam 6 aylık oldu :) Hava Çeşme'de hiç alışkın olmadığımız kadar çok sıcak. Öğleden sonra sağlık ocağına gittik ve aşılarını oldu. Bir de tartıldı 7840 gr. Rota aşısını sipariş ettim. Başım ağrıdı bugün. Dün ıslak saçla yattım bir de üstüne pervane çarptı sanırım. Aile sağlığından geldikten sonra ilaç alıp yattım... Kerem 19.30da uyudu... bugün banyo yok aşılar yüzünden... ve Efe geldi...sürpriz! O kadar sevindim ki :) arabaya atlamış gelmiş. Akşam Venüs'e inip biraz hava aldık
Kerem'in Çeşme'deki yatak düzeni

24 Haziran Cuma: Sabah kahvaltıdan sonra Efe'yle migrosa ordan da eczaneye rota aşısını almaya gittik. Eve gelip Kerem'e rotayı içirdim. 
24 Haziran Cuma - 3 kuşak bir arada

25 Haziran Cts: Oldukça fazla sivri var. Kerem'i de baya yediler. Öğlen çıktık cibinlik, klima ve buharda sebze pişirici baktık. Cibinliği internetten sipariş etmeye karar verdim ve ettim. Seyyar klima baktık ama almadık ve buhar süzgecini aldık. Yarın ek gıdaya başlıyoruzzz. 48 saat geçtiği için bugün denize soktuk.


26 Haziran Pz: Denize inmedik. Öğlen uykusundan sonra kabak havuç ve tatlı patatesi önüne koyduk. 
26 Haziran Pazar - BLW'de ilk tadımlar; kabak, tatlı patates ve havuç

27 Haziran Pzt: Efe sabah İstanbul'a döndü. 


28 Haziran Salı: Yıldız Burnu'nda öğleden sonra kahvesi içmeye gittik. Efe iş için İzmir'e uçtu. Akşam Atatürk havalimanında canlı bomba patladı. 
 
28 Haziran Salı - Yıldız Burnu'ndan sonra Venüs'te denize gittik
28 Haziran Salı - Yıldız Burnu'ndan sonra Venüs'te denize gittik
29 Haziran Çarşamba: Çeşme'ye yağmur yağdı sabah. Hava çok özlediğimiz şekilde serin!







22 Haziran 2016

26. HAFTA | Hafta Hafta Bebek

 
Hafta Hafta Bebek'te genel bilgilerdense Kerem'in ne yaşadığını anlatıyorum. 26. hafta içinde Kerem'in ne yaşadığı ve spesifik olarak neler yaptığı ile ilgili kayda değer bilgiler aşağıdaki şekilde; 
  • Günde 3 uyku uyuyor ve genelde 1 kere 1.5 saat 2 kere 45 dk uyuyor
  • Sabahları kaka yapıyor, sadece bir gün 4 kere yaptı. Sanırım birşey dokundu
  • Bu hafta içinde tamamen denize soktuk. Deniz kenarında da bize sorun çıkarmadı, uykularını güzel uyudu
  • Banyo saatini 20'ye çektim çünkü burda perdeler beyaz olduğu ve oda kararmadığı için karanlık olmadan uyuyamıyor. Genel uyku saati 20:45 oldu.
  • Hava çok sıcak, bir tshirt veya atletle yatırıyorum, bacakları çıplak, üzerine de belini kapatacak şekilde ince penye bir örtü örtüyorum. Ayakları genelde açıkta bırakıyorum, sabaha doğru örtüyorum çünkü ayakları çok sıcak yanıyor. Kafası da çok terliyor.
  • Sabahları 6'da kalkıyor, geceleri de 1 veya 2 kez. Burda düzeni biraz bozuldu haliyle, hem sıcaktan hem değişiklikten.
  • Salonda klima çalıştırıyoruz akşamları, oda kapısı açık yatınca, odaya tesir ettiği kadar klimadan faydalanıyoruz ama direkt yattığı odada klima açmıyorum.
16 Haziran Perşembe: Biz bugün dereyolunu keşfe çıktık. Doğal hayatı yakından gördük. Ayaklarını Bitez'de denize soktuk, hatta poposuna kadar sokmayı başardık. ilk defa yüzüstünden sırtüstüne döndü.
 
 
 
 
 

17 Haziran Cuma: Gündoğana Çakıltaşına gittik. Yolda da ebebek'e uğrayıp Kerem'e yunus simit ve bir bluz aldık. Dönüş yolunda uykusu olduğu için biraz ağladı. Keremi tamamen suya soktuk :)
 

18 Haziran Cts: Hava çok sıcak. Klimayı çalıştırıp evde oturup dizi izledik. Denize inecek halimiz yok. Efe'nin mezuniyeti var bugün Sabancı'da :)

19 Haziran Pz: Meltem Beach'e geldik. Kerem'i denize soktuk. Hava o kadar sıcak ki çocuk sevdi suyu, resmen rahatladı. Akşamüstü Melda geldi yoga kampından.
 

20 Haziran Pzt: Yine Meltem'e geldik. Çocukla çok rahat ettik burda, çimenleri var, Kerem'i yere koyabiliyoruz. Rahatça oynuyor. Bugün İpek abla'lar da geldi Meltem'e. Deniz Emre ve Kerem beraber denize girdiler :)
 
 
 
 
 
 
21 Haziran Salı: Sabahtan bavulları toplamaya başladım... o kadar çok eşyamız var ki. İnşallah arabaya sığıcaz. Öğleden sonra yine Meltem'e geldik. Kerem artık suya iyice alıştı. Gülücükler saçıyor. Deniz sonrası çimenlerde baya oturma çalışması ve yoga yaptık :) Kerem çimenle tanıştı... çok eğlendik, akşamüstü 19.30a kadar denizdeydik.
 

22 Haziran Çarş: Çeşme'ye yola çıktık. Araba o kadar dolu ki! Ama herşeyi sığdırmayı başardık... yatağı bile... Almanya'dan Türkiye'ye tatile gelen gurbetçiler gibiydik... Sorunsuz bir yolculuk geçirdik çok şükür. Kerem arabada biraz mızmızlanarak kendi kendine uykuya daldı. O uyanınca mola verdik zira bizim de ihtiyacımız vardı. Söke çıkışında çöp şiş ve ihtiyaç molası. Kerem'i ilk defa mama sandalyesine oturttuk orda, kendine bir de arkadaş edindi Nur Banu :) yola çıktıktan bir süre sonra yine uyudu, havaalanına vardığımızda uyuyordu. Annemle ablamı yolculadım ve arabaya Merih Anne katıldı :) Narlıdere civarında Kerem uyandı, yarım saat oyaladık ama eve çok yaklaştığımız sıralarda biraz arıza çıkardı ağladı, çünkü acıktı. Vee sonunda Çeşme'deyiz!




20 Haziran 2016

Çünkü bazı babalar süperdir! | Babalar Günü 2016

 

Bu Efe'nin ilk babalar günü. Ama malesef ki onun yanında değiliz bugün. Ben Kerem'le Bodrum'dayım, Efe iş için yollarda... Onun bana yaşattığı gibi bir annelergünü'nü O'na yaşatamadım bugün... Bu yüzden içim biraz buruk. Ama O'nun babalığının benim ve Kerem için ne kadar mükemmel olduğunu yazabilirim... Belki de O'na hiçbir zaman dile getirmediğim şeyleri, teşekkür etmeyi unuttuklarımı, benim ve Kerem için katlandığı onca zorluğu yazabilirim...
 

Ben Kerem'in altını değiştirmeyi Kerem 3 günlükken Efe'den öğrendim. Ameliyatlıydım, eğilemiyordum ve dahası bez nasıl bağlanır onu bile bilmiyordum. Ben daha baygınken hemşireler göstermiş O'na, bir kere de kapmış, ne annelere ne başkasına bırakmış. Oysaki pilav yapmayı bin kere de göstersem bin kere de unutabiliyor. Herhalde pratik eksikliğinden :) Ama Kerem'in altını usta annelere taş çıkartacak kıvamda bağlıyor.



Kerem ilk 3 haftasında akşamüstleri hep huzursuzdu, bazen nedensiz ağlardı... Ta ki Efe işten gelip onu omzunun üzerine atıp evi tavaf edene kadar. O günlerden beri bizi ayakları yapıp omuzda gezmeyi ve dünyaya babasının omzundan en yükseklerden bakmayı sever. Tabi kucakta gezmeyi de :)



Gecelerce kanguruda üstünde taşıyarak uyuttu Kerem'i. Haftasonları da ben biraz uyuyabileyim diye sabah 7de Kerem'i kapıp salona kaçtı. Dolapta bıraktığım sütlerle besledi yavrusunu. Oyunlar oynadı, zaman geçirdi ve uyuttu.



Kerem'in uyumadığı gecelerde O kalktı uyuttu, ertesi sabah işe gitti yine.

 

Kızlarla çıkıp biraz kafa dağıtmak istediğim akşamlarda Kerem'i tek başına yıkadı, kuruladı, kremledi, giydirdi ve sütünü içirtip uyuttu kucağında. 

 

Bir anne yukarda saydıklarımı yapınca kimse yadırgamaz ama bizim toplumumuzda babalar bunları yapınca takdir görüyorlar. Çünkü bizim kültürümüzde "baba" dediğin böyle şeyler yapmaz, sanki çocuk sadece anne'ye aitmiş gibi.

 

Oysa günümüz babaları artık hayatın müşterek olduğunu biliyor, demek isterdim ama çoğu baba hala eski kafada. Hala bütün yük kadınların omuzunda. Kabul ediyorum, kadınlardaki yük her zaman biraz daha fazla olacak evet, ama bu herşeyin bizler tarafından yapılması gerektiği anlamına gelmiyor.

 

Benim kocam hayatı benle paylaştığı gibi bebeğimizi de benle paylaşıyor. Üstüne düşeni mükemmel şekilde yerine getiriyor. Şimdiye kadar ona teşekkür etmedim çünkü bunu yaparsam, sanki yapması gerektiği birşeyi yaptığı için takdir göreceğini, ve bunun saçma olduğunu düşündüm. Kimse beni emzirdiğim veya Kerem'in altını temizlediğim için takdir etmiyorsa, Efe'ye de yaptıkları için teşekkür etmemeliyim gibi geliyordu.

 

Oysaki hatalı olduğumu şimdi görüyorum. Kötü davranışların yerilmesi gerektiği gibi iyi davranışlar da ödüllendirilmeli. Böyle iyi bir baba olduğu, ve bebeğine en güzel şekilde baktığı için teşekkür edilmeli, takdir edilmeli insan. Takdir edilmeli ki, değer gördüğünü bilsin, anlasın ki karşısındaki onun yaptıklarını görüyor. Evet yaptıklarını takdir görmek için yapmıyor belki de ama, güzel olmaz mı bir "teşekkürler ne güzel yapmışsın" cümlesi duymak... insan mutlu olmaz mı? Birini mutlu etmek bu kadar kolaydır belki de!

 

Ama belki de en önemlisi, takdiri en çok hakettiği noktayı atlıyorumdur. Lohusalık döneminde yaşadığım bütün psikolojik gel gitlerime, umutsuzluğuma, mutsuzluğuma kol kanat gerişine teşekkür etmeliyim belki de. Herkes kaldıramaz, herkes dayanamaz günlerce depresif biriyle yaşamay, hep negatif yüklenmeye...

Ben her umutsuzluğa kapıldığımda umut oldu, destek oldu bana sevgili eşim, kocam, hayat arkadaşım. Olayları hep iyi yanından gösterdi, hallederiz dedi... 2 kişi gittik 3 kişi döndük dedi 😊 Ne kadar şanslı olduğumuzu, sağlıklı ve bir arada olduğumuzu hatırlattı bana... geçecek dedi, zaman dediğin nedir ki, su gibi, akıp gider, bir bakmışsın büyüyecek, bir bakmışsın zaman geçmiş, bir bakmışsın bebeğimiz kocaman adam olmuş. Bugünler geri gelmeyecek kıymetini bilelim... şimdi değil belki ama ilerde diyeceksin iyi ki doğurdum diye...



Evet o zaman değil belki ama şimdi diyorum, iyi ki doğurmuşum Kerem'i, bana ikinci bir hayat arkadaşı oldu minik tosunum, ve şimdiden 6 aylık oldu bile, hiç anlamadım, geriye dönüp baktığımda zaman nasıl geçti anlamadım... keşke ilk aylarda kendi bunalımımdan sıyrılıp onun bebekliğini daha güzel yaşayabilseydim bile diyorum şimdilerde...

Ve Efe'ye teşekkür ediyorum, bu kadar iyi bir baba olduğu için, ve takdir ediyorum çabasını... iyi ki varsın, iyi ki Kerem'in babasısın. Kerem de çok şanslı sana sahip olduğu için.

2 kişi gittik, 3 kişi döndük... iyi ki de öyle olmuş! Seni çok seviyorum!

Beyz!